04/03/2024
Haberler

Tuta Absoluta ile mücadelede yol haritası çizildi

ATB Başkanı Ali Çandır: “Tuta Absoluta ile mücadele için valilik komisyon kurmalı”
‘Tuta Absoluta (Domates güvesi) Mücadelesinde Yol Haritası’ başlıklı forum, Antalya Ticaret Borsası toplantı salonunda yapıldı.

Foruma Tarım İl Müdürlüğü, BATEM, İhracatçı Birlikleri, Ziraat Odası, Ziraat Mühendisleri Odası’ndan yetkililer, tarım danışmanları ile sektör temsilcileri katıldı. Erdem Güner’in yöneticiliğini yaptığı forumda, çiftçi Arif Esen, Antalya’daki seraların çoğunluğunun altyapısının Tuta Absoluta zararlısı ile mücadele edecek durumda olmadığını söyledi. Tuta Absoluta’dan korunmak için seralara tül çekilmesi önerisinde bulunulduğunu belirten Esen, “Tek çaremiz döllenmede arıdan hormona geçmemiz ve daha fazla ilaçlama yapmamız gibi görünüyor. Ya da devletin çiftçiye faizsiz kredi desteği vererek havalandırma sistemi olan modern seraların kurulmasını sağlaması gerekiyor” diye konuştu.

Tarım Danışmanı İbrahim Akbulut, çiftçinin üretim konusunda teknik bilgisi olan uzmanlardan danışmanlık hizmeti alması gerektiğini vurguladı.  Arıdan vazgeçip hormona dönmenin mümkün olmadığını, ilacın daha fazla kullanımının kalıntı sorununu beraberinde getirdiğini, bunun yanlış bir yaklaşım olduğunu kaydeden Akbulut, “Ürüne zarar veren böceği daha iyi tanıyıp, buna göre önlemler alınmalı. Bu bizim kaderimiz değil. Biz Tuta ile mücadeleyi kazanabiliriz ama mücadele yöntemlerini belirleyip, herkes kendi üzerine düşen görevi uygulamaya koyarsa sorun çözülebilir” diye konuştu.ATB Meclis Üyesi İsmet Kerem, üreticilerin seralar içerisinde önlem almaya çalıştığını belirterek, bu mücadelenin bireysel mücadele ile başarıya ulaşamayacağını vurguladı. Tuta Absoluta yüzünden kaliteli üretim yapılamadığı taktirde ihracatçının da ihracat yapamaz hale geleceğini belirten Kerem, “Tuta zararlısı bu yıl ihracatta sezon sonuna geldiği için zarar çok çok büyük olmadı. Önümüzdeki ihracat dönemine 3-4 ay kaldı. Tuta ile mücadelenin bu süre içerisinde mutlaka başarıya ulaşması gerekiyor. Tarım Bakanlığı’nın yetkili bürokratlarına sesleniyorum, ihracatçıya sahip çıksınlar. Kazancın Türkiye’nin kazancı olduğunu unutmasınlar” dedi.

 Zirai Karantina Müdürlüğü’nden İnspektör Haluk Cengiz, Tuta Absoluta ile mücadelede karamsar olunmaması gerektiğini kaydetti. Tuta’dan sadece Antalya’nın değil bütün Türkiye’nin zarar göreceğini kaydeden Cengiz, karantina müdürlüğünün bu konuda çalışma yürüttüğünü kaydetti.

Tarım İl Müdürlüğü’nden Dr. Nurdan Topakçı, Tuta Absoluta’nın bölgede varlığının 7 ay öncesine dayandığını belirterek, 2009 yılı Ekim ayında İzmir’e Tuta Absoluta hakkında bilgilendirildiklerini söyledi. Daha sonra yapılan çalışmalarda Demre’de Kaş’ta Tuta Absoluta’nın tespit edildiğini anlatan Topakçı, “Tuta ile entegre mücadele şart” dedi. Çitçilere önerilerde bulunan Topakçı, üretim artıklarının tekrar sera ve çevresinde barındırılmaması gerektiğini, hemen imha edilmesi gerektiğini kaydetti. Topakçı, seralara çifte geçişin yapılması gerektiğini söyledi. Tuta ile mücadelede tülü de önerdiklerini söyleyen Topakçı, Tuta Absoluta’nın patates yumrusuna henüz geçmediğini anlattı. Nurdan Topakçı, tül ve serum konusunda çiftçiye desteğin gündemde olduğunu belirterek, “Önlem alınırsa tuta ile mücadelede sonuç alınacağına inanıyorum” dedi.

Foruma dinleyici olarak katılan sektör temsilcileri, seraların rehabilite edilmesi gerektiğini, seraların yüzde 50’sinin geleneksel yöntemlerle üretim yapılan eski yapılar olduğunu, çiftçinin modern sera yapması konusunda devletin desteğinin şart olduğunu kaydetti.

Tuta Türkiye’yi tehdit edecek  Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Vahap Tuncer, Tuta Absoluta konusunda üreticilerin ve firmaların zamanında bilgilendirilmediğini söylerken, “O alanda çalışan firmalar zamanında bilgilendirilseydi tuta bu kadar zarar vermezdi” dedi. Sera artıklarının imha edilmeden gelişigüzel atıldığını belirten Tuncer, şunları söyledi:

“Bu zararlı atıklardan milyonlarca tuta üreyecek ve gelecek sezon bu zararlı domatesi tekrar tehdit edecek. Bunların usulüne uygun imha edilmesi ve geri dönüşümünün sağlanması lazım. Çifti bu geri dönüşümü tek başına yapamaz. Geri dönüşüm sağlanmazsa Tuta’ya karşı istediğiniz kadar sineklik,  istediğiniz kadar ilaç kullanın önleyemezsiniz” diye konuştu. Tuta Absoluta’ya karşı iç karantina tedbirlerinin de eksiksiz uygulanması gerektiğini vurgulayan Tuncar, “Bu çok zor ama şimdi Antalya’yı tehdit eden bu zararlı Türkiye’deki tüm domatesleri tehdit edecek. Antalya’da geçen sene bu zararlı yok muydu? Burnumuzun dibinde bu zararlı çoğalıyordu. Tuta ila bulaşık ürünün her yerde imha edilmesi lazım. Ama hiçbir çiftçi yapmaz bunu. Ben de yapmam. Pazara giren her domates Tuta’nın yayılması için araçtır ve sorunun büyümesine neden olur. Bu altyapıyla çiftçinin sorununu çözmek mümkün değildir, modern seracılık teşvik edilip desteklenmeli. Lütfen üreticiyi suçlamaktan vazgeçelim, o insanlar çoluğuyla çocuğuyla seralarda üretim yapmaya çalışırken, kendilerine yeterince ulaşıldığını düşünmüyorum. Çiftçinin var olmasını sağlayacak yapıyı ortaya koymamız lazım. Yoksa domates üretip ihraç eden Türkiye domates ithal eder duruma gelecektir. Üreticiyi koruyacak, üreticinin var olmasını sağlayacak yapı hazırlaması lazım.”

Önlem alınmadı

Ziraat Mühendisi Ali Eroğlu, Tarım Bakanlığı’nın Tuta Absoluta’nın vereceği zararlarla ilgili önlem alamadığını belirterek, tül kullanımını gündeme geldiğini ancak hangi tülün kullanılacağı konusunda üreticinin bilgilendirilmediğini söyledi. Tuta ile entegre mücadelede yol haritasının ortaya konması gerektiğini vurgulayan Eroğlu, üreticinin ve bu işin içinde olanların birlikte gerekirse Tarım Bakanlığı’na gitmelerini ve Tuta Absoluta ile mücadele konusunda bir protokol yayınlanması için baskı unsuru olunmasını önerdi.

Valilik Tuta için komisyon kurmalı

ATB Başkanı Ali Çandır, Tuta Absoluta ile herkesin kendine farklı bir yol çizerek mücadele yürüttüğünü belirterek, “ATB olarak çok taraflı, çok detaylı çalışarak bir yol haritası çıkarılmasını öneriyoruz. Antalya’da valilik nezdinde komisyon kurulmasını, bunun ilçelerde uzantısının olmasını ve çalışmaların kriz masası şeklinde oradan koordine edilmesini öneriyoruz” diye konuştu. Tuta ile mücadele kullanılacak tülün standardının ortaya konulmasını, kullanılacak ilaçların üreticiye deklare edilmesi gerektiğini, bir ekip oluşturularak köy köy zararlı hakkında bilgi verilmesinin sağlanmasını öneren Çandır, “Türkiye’ye örnek olacak bir çalışmayı bizim başlatmamız gerekiyor. Kolaycılığa kaçmamamız gerekiyor. Antalya’nın seralarının hepsi bizim seralarımız, bir şekilde onları üretimin içerisinde tutmamız lazım. Eski seraları da rehabilite ederek onları da üretimin içerisinde tutmalıyız. Enerjiyi ayrı ayrı değil birleştirip kullanırsak iyi bir model oluşturacağımızı düşünüyorum” diye konuştu.