04/03/2024
Haberler

‘Enflasyon haziranda diz çöktü’

Haziran ayı enflasyon rakamlarını değerlendiren Antalya Ticaret Borsası (ATB) ve Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) Başkanı Ali Çandır, şu değerlendirmeyi yaptı:

TÜİK’in açıkladığı Haziran Ayı Tüketici Enflasyonu; Türkiye için son 17 yılın, Bölgemiz için ise son 7 yılın en düşüğü oldu. Aylık Türkiye için yüzde -0.56 ve Bölgemiz için yüzde -0.48 olarak ilan edilen bu oranlarla TÜFE, yıllık olarak da sırasıyla yüzde 8.37 ve yüzde 8.02 oldu.

Bölgemiz; yıllık enflasyonda hala Türkiye ortalamasının 35 puan altında kalmışken, yılbaşından bu yana yaşadığımız enflasyon itibariyle ise Türkiye yüzde 3.59 iken, Bölgemiz Yüzde 4.09 ile ortalamanın 50 puan üzerinde bir enflasyon yaşamıştır.

Türkiye ortalamasında Haziran Ayı için görülmedik düzeyde düşük çıkan enflasyondan daha yüksek seyreden Bölgemiz enflasyonu, gelecek 6 ay için yükseliş potansiyelini korumaktadır. Diğer taraftan turizmdeki ve tarımdaki hareketliliğin gelirlere yansımamış olması ile girdi maliyetlerindeki sürekli artışlar birlikte dikkate alınırsa, bölgemiz için enflasyon artış riskinin hala çok yüksek olduğu bu göstergeyle de ortaya çıkar.    

Enflasyon beklentisi açısından son derece önemli bir konuma sahip olan çekirdek enflasyon gerçekleşmeleri de özellikle H ve I indekslerindeki ciddi yükselmeler Haziran Ayı’na kadar devam etmiştir. Öyle ki Mayıs Ayı’nda sırasıyla yüzde 1.23 ve yüzde 1.60 olarak gerçekleşen H ve I çekirdek enflasyonları, Haziran Ayı’nda yüzde -0.01 ve yüzde 0.10 olarak gerçekleşti. Uzun bir aradan sonra çekirdek enflasyonlar ilk kez Haziran Ayı’nda neredeyse sabit kaldı diyebiliriz. Bu durum genel bir talep durgunluğundan kaynaklanabilir. Önümüzdeki aydan itibaren önce Ramazan, sonra bayram ve ardından okul masraflarının ortaya çıkacağı bir döneme giriyoruz. Talebin bu dönemde ister istemez bir miktar artacak olması, enflasyon konusunda bizleri daha dikkatli olmaya sevk etmektedir. Diğer taraftan yılın geri kalan aylarındaki gerçekleşmelere bakılırsa Ekim Ayı dışındaki aylarda enflasyon çok düşük seyretmiştir. Bu tür göstergeler de bizlere enflasyondaki dalgalanmaların devam edeceğini ve yıl sonunda, geçen yıldan daha yüksek bir fiyat artışının yaşanacağını göstermektedir.     

Enflasyondaki bu bekleyişlerimizin kaynağını oluşturan bir diğer konu da talep-maliyet gelişmeleridir. Yaşadığımız ve yaşamayı beklediğimiz enflasyon, talep artışından çok maliyet artışı kaynaklıdır. Maliyetlerdeki artışlar ise hem ihracat, hem de iç talep açısından ciddi bir baskı unsuru oluşturmaktadır. Özellikle tarihi rekor düzeyde değerlenmiş olan TL ve Avro karşısında değerlenmiş olan USD de ihracat üzerindeki olumsuz baskıyı ciddi boyutlarda artırmaktadır. Kentimizin ve Bölgemizin temel ihracat sektörleri olan tarım ve turizm, bu olumsuz gelişmelerden büyük darbeler yemektedir.    

2010 yılında Bölgemiz enflasyonu Türkiye’nin 50 puan üzerinde:   Yılbaşından bu yana Türkiye ortalamasında yüzde 3.59 olan enflasyon, Bölgemizde yüzde 4.09 olarak gerçekleşmiştir.

Türkiye ortalamasına göre Bölgemizde en yüksek fiyat artışı yüzde 0.75 ile Eğlence ve Kültür kaleminde olurken, en düşük fiyat artışı ise yüzde -1.07 Giyim ve Ayakkabı kaleminde olmuştur.”