18/05/2024
Haberler

Bakan Ergün: “ATB´nin Vakıf Zeytinliği´yle ilgili çalışmaları takdire değer çalışmalar”

Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, beraberinde Antalya Valisi Ahmet Altıparmak, AKP Antalya Milletvekili Sadık Badak, AKP İl Başkanı Hüseyin Samani ile Antalya Ticaret Borsası’nı ziyaret etti.

Ergün’ü Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, yönetim kurulu üyeleri ve meclis üyeleri karşıladı. Ali Çandır, Bakan Ergün´e ATB´nin 20 yıllığına kiraladığı ve işletilmesi için şirket kurma çalışmaları devam eden Vakıf Zeytinliği´yle ilgili dosya sundu. Vakıf Zeytinliği´yle ilgili belediyeler, sivil toplum örgütleri, meslek örgütlerinin katılımıyla şirket kurup Antalya´nın kullanımına sunmak istediklerini belirten Çandır, Sanayi Bakanı´ndan projeye destek istedi.  Turizm gibi tarımda da marka olan Antalya´nın domates güvesi olarak bilenen Tuta Absoluta ile mücadele ettiğini belirten Çandır, ´´Ancak çıkarılan bazı kararlar ticareti engelleyici tehditler oluşturuyor. Tarım Bakanlığı´ndan son gelen yazıda üreticiden geçecek ürünlerde Tuta zararlısı olmadığına dair sertifikasyon talebi var. Kış döneminde 800 bin kamyon civarında çıkış yapacak ürünlerin bu belgelendirme süreci ciddi bir bürokratik engel oluşturacak. Bu konuda Tarım Bakanlığı´na yazdık ama ticareti engellediği için sizden de destek bekliyoruz. Tuta, Avrupa´ya Türkiye´de karantina listesinde olan bir zararlı değil, bunu karantina kapsamına almak da teknik olarak doğru gözükmüyor. Avrupa tuta ile yaşamaya öğrenmiş, biz de bunu öğrenip ticareti sekteye uğratmamalıyız´´ diye konuştu.  Mayıs ayında gerçekleştiren Yöresel Ürünler Fuarı´na desteğinden dolayı Bakan Ergün´e teşekkür eden Çandır, ´´Yöresel ürünler kendi değerlerimize sahip çıkma anlamında önemli, bu ürünlerin coğrafi işaret alma konusunda ciddi çaba sarf ediyoruz. Bunların geliştirmesiyle katma değeri yüksek ihracat kalemlerimiz de doğacak. Müteşebbüsümüzün ithalat kolaycılığından kaçıp birazcık üreterek, yerinde istihdam ederek ekonomiye katkı sağlamasına yol açacaktır´´ diye konuştu. Bakan’dan övgü         

Sanayi Bakanı Nihat Ergün, Antalya Ticaret Borsası´nın 90 yıllık geçmişiyle Türkiye´nin en eski borsalarından biri olduğunu belirterek, ´´Antalya aynı zamanda ciddi bir tarım bölgesi. Fiyatların oluşması, müşteri ile buluşması, modern gelişmelerin takip edilmesi açısından. Modern ticaret yapılması için borsalar önemli yerler. Borsaların bir kısmı bu fonksiyonlarını yerine getirmekten uzak. Bütün borsaları bu fonksiyonları yerine getiren borsalar haline dönüştürmek, satış reyonları olan, fiyatların oluştuğu salonlar oluşan borsalara dönüştürmek lazım. Sadece tescil işlemlerinin yapıldığı borsalar borsa değildir´´ diye konuştu. –Takdire şayan- Vakıf Zeytinliği´ne sahip çıkılması gerektiğini belirten Nihat Ergün, ´´ATB´nin Vakıf Zeytinliği´yle ilgili çalışmaları takdire değer çalışmalar. Şahsen orada yapılacak projeleri görmek isterim. Birkaç yıl önce Antalya´ya geldiğimizde arkadaşlara büyük arazinin ne olduğunu sorduğumuzda ´Vakıf Zeytinliği, atıl durumda bekliyor´ dediler. İnşallah güzel bir fonksiyon yüklenir ve Antalya için büyük bir kazanım olur. Böylesine güzel bir mekan Antalya Ticaret Borsası´nın elinde olursa Antalya halkı, herkes bundan daha fazla istifade edeceklerdir. Arkadaşları çalışmalarından dolayı kutluyorum´´ diye konuştu. 

Toplum olarak ülkemizde üretilen ürünlere daha çok ilgi göstermemiz gerektiğini kaydeden Nihat Ergün, Türkiye´nin bir çok üründe Avrupa kalitesi ve standardında ve uygun fiyatta üretim yapabilen bir ülke haline geldiğini vurguladı. Ergün, ´´Ülkemizde üretilen varken başka ülkelerde üretilene ilgi göstermek çok gerçekçi değil. Ama zaruri olarak ülkelerin birbirinden alacakları tabiki olacaktır. Ancak bir ülkenin kendi ekonomisini geliştirmekteki en önemli unsur iç pazarında ne kadar yer aldığıdır. İç pazarımız geniş. 75 milyonluk iç pazarımız var, bu büyük bir pazar. Bütün sektörler bu iç pazardan yararlanabilirken iç pazarda güçlenirler, dış pazara açılmış olurlar. İçeride tüketici alışkanlıklarımızı gözden geçirmeye ihtiyacımız var. Tabi ki markalar önemli. İnsanlar markalara yöneliyorlar, heves ediyorlar, markaların önemli bölümü yabancı markala da olabilir ama markalaşma da destekle zamanla oluyor´´ diye konuştu.

Türkiye´de markalaşma yolunda ilerleyen ciddi firmalar bulunduğuna dikkat çeken bakan Ergün, ´´Özellikle ucuzdur diye uzakdoğudan gelen birtakım ürünlerin pazarlarımızda yer bulması hakikaten makul birşey değil. Ucuz dediğimiz şey sonunda pahalı oluyor. Başta ucuz görünüyor ama kısa ömürlü olduğu için, başka zararları ortaya çıktığı için, başta ucuz zannettiğimiz şey meğerse ne pahalı imiş. Kendi ülkemizde güvenli, fiyatı makul, kalitesi tescil edilmiş ürünlere yönelmek hepimiz için daha doğru olan bir şey. Vatan severlik de bunlarla ölçülür, yoksa hamaset yapmak kolay. Kim vatanı daha çok seviyor? En çok bağıran, ha öyle değil, sesi en çok çıkan en vatansever olmuyor yani. Eğer sen bu vatanın değerlerine sahip çıkıyorsan, bu vatanda üretilen sahip çıkıyorsan o zaman ben seni vatansever sayarım. Yoksa en çok sesi çıkanı, en bağıranı vatansever sayarsak büyük bir yanılgı içerisine düşmüş oluruz. Bir anlamda bu kendi ülkemizde üretilen ürünlere ilgi duymak vatanseverliğin de başka bir unsurudur” diye konuştu.  

Ergün, istihdama yönelik soruları da yanıtladı. Başka YÖK, DPT ve ilgili bakanlıkların istihdam sorunun birlikte ele aldığını kaydeden Ergün, ´´Bazen insana iş arıyorlar, bazen de insanlar adam arıyor. Burada iş var işe göre insan yok, burada insan var insana göre iş yok. Bu iki konuyu birlikte ele almalıyız. Bazılarına ´ne iş yaparsın ?´ diye sorduğumuzda ´ne iş olsa yaparım abi´ diyor. Bir iş yapamam elinde bir iş gelmiyor diyemediği için böyle diyor. ´İyi bize TIR şoförü, kepçe operatörü lazım gel´ dediğiniz zaman ´ben yapamam´ diyor. Niye çünkü mesleği yok. İşsizlik sorunun bir bölümü mesleksizlik. Bunu güçlendiren adımlar atıyoruz. İş Kur vasıtasıyla mesleki eğitimi güçlendirecek adımları atıyoruz´´ diye konuştu. 

TOBB, Çalışma Bakanlığı ve Sanayi Bakanlığı´nın ortak yürüttüğü çalışma ile hem işsize istihdam sağlayacak, hem de sanayici ve işadamlarının ihtiyacını karşılayacak çalışma yaptıklarını anlatan Bakan Ergün, ´´Elinden iş gelmeyen, mesleğe sahip olmayan insana gerçekten istihdam yaratmak çok daha zor oluyor. Mesleği olan bir başka yerde iş bulamasa bile bir müddet sonra piyasadaki avantajları değerlendirip iş kurmaya yöneliyor, girişimci oluyor. Girişimciliği destekleme aslında istihdamı desteklemenin en önemli unsuru. Girişimci sayımız yeterli değil´´ dedi.

Girişimci sayısını artırmaya yönelik de çalışmalar yürüttüklerini belirten Bakan Nihat Ergün, ´´Girişimci piyasa şartlarını zorlayan, yeni kanalları zorlayan, yeni üretim teknikleri pazarlar açan adamdır. Pazarda tutunmak kolay değil. Biraz agresif girişeceksin pazara, yeni yollar bulacaksın. Girişimciler de bunu yapıyor, bunu yaparken de yanında istihdam oluşturuyor. Girişimciliği destekleyen, mesleki eğitimi destekleyen, sanayi eğitimini destekleyen programları bakanlıklar olarak yürütüyoruz´´ diye konuştu.

Bakan Ergün, Bakanlığın yürüttüğü tekno girişimciler konusunda da bilgi verirken, geçen yıl 78, bu yıl 102 tekno girişimciye 100 bin lira kefilsiz, geri ödemesiz hibe desteği verdiklerini belirterek, ´´180 tane tekno girişimci teknoparklarda geliştirdikleri teknolojileri üretime dönüştürmenin çabası içerisindeler. Bunlardan 1-2´si dünya çapında başarı gösterse Bill Gates gibi olsa Türkiye için büyük avantajdır. Onları cesaretlendirmek için 100 bin lira girişim sermayesi veriyoruz, isterseniz batırın helal olsun. Türkiye´nin bir sürü imkanlarını hiçbir proje üretmeyen, hiç kafası çalışmayan adamlar batırdı ne oldu hiç sesimiz bile çıkmadı. Kafası çalışan teknoloji geliştiren adam 100 bin liramızı batırsa bile ne olacak, birşey olmaz. Batırmıyorlar zaten çok önemli mesafeler alıyorlar. Yakında göreceksiniz onlardan birkaçı önemli teknolojiler geliştirmiş gençler olarak karşımıza çıkacak´´ diye konuştu. 

Bakan Ergün, girişimcilik eğitiminden geçen girişimciye de toplam 27 bin lira hibe desteği verdiklerini belirterek, ´´Ama bilinçli girişimci olacak. ´Abi sen parayı ver ben ne yapacağımı bilirim´, öyle yok. Senin ne yapacağını bilelim biz parayı veririz. Yani taktik değişti. Bu girişimcilere makine ve tehizat için de 70 bin liraya kadar geri ödemeli, düşük faizli kredi veriyoruz. Bir kısmı ´akıl verme, para ver´ diyor, para var kardeşim de bakalım sende akıl var mı? Onu ortaya koy. Projen olacak, istikametin olacak biz senin ne yapacağını bilelim para destek, hazır´´ diye konuştu. 

Daha sonra Ali Çandır ile ATB Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, Bakan Ergün’e Döşemealtı halısı hediye ettiler.