18/05/2024
Haberler

ATB YILIN SON MECLİSİNİ TOPLADI

Antalya Ticaret Borsası Aralık ayı meclis toplantısı, Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan başkanlığında yapıldı. Yönetimin çalışmaları hakkında bilgi veren Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, gündeme ve ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. “Benzerini ya da tekrarını hiçbir boyutuyla yaşamak istemediğimiz bir yılı geride bırakmak üzereyiz. Çünkü hem ülkemiz hem kentimiz için acılarla ve kayıplarla dolu bir yıl geçirdik” diyerek konuşmasına başlayan Borsa Başkanı Çandır, “Vatanımız ve demokrasimiz uğruna şehit olan tüm canlarımıza, Allah rahmet eylesin. Bu topraklarda yaşayanlar hiçbir koşulda onları unutmayacak ve anılarını yaşatacaktır. Ateş düştüğü yeri yakar, bunu gayet iyi biliyor ve derinden hissediyoruz. Çünkü onlar artık bizim de evlatlarımız. Dolayısıyla şehitlerimizin yakınlarının ve hepimizin başı sağ olsun. Gazilerimize de Allah’tan acil şifalar diliyoruz” diye konuştu.

Rusya Federasyonu Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov’un insanlık dışı bir eylemle katledildiğini belirterek, olayı kınayan Çandır, “Ülkemizde ve ilimizde yaşayan Rus dostlarımız başta olmak üzere, Karlov ailesine ve tüm Rus halkına taziyelerimizi sunuyoruz” dedi.

BÜYÜME PERFORMANSI POTANSİYELİN ALTINDA KALDI
2016’nın her anlamda kötü geçtiğini kaydeden Çandır, şu değerlendirmede bulundu:
“2016 yılı işimiz, aşımız ve ekonomimiz için de beklediğimiz ve planladığımız gibi bir yıl olmadı. İç ve dış birçok bozucu faktörün etkisiyle ekonomik büyüme performansımız, potansiyelimizin altında kaldı. Yıl içerisinde kredi-yatırım bağı zayıfladıkça ilave istihdam olanağı da düştü. Döviz kurundaki yükselişe rağmen ihracatımız bundan yeterince olumlu etkilenmedi. Faiz oranlarında istenilen kadar olmasa bile, hükümetimizin çabalarıyla belirli düşüşler sağlandı. Fakat bunun iş hayatını hareketlendirme etkisi sınırlı kaldı.

Antalya’nın ülke genelinde yaşanan zorlukları iki kat ağırlıkla yaşadığını ifade eden Ali Çandır, “Benzerine daha önce tanık olmadığı bu zorlukları yıl boyunca sizlerle ve kamuoyu ile rakamlara dayalı olarak paylaştım. Kurumsal sorumluluğumuz gereği tespit ettiğimiz sorunlara karşı sürdürülebilir ve fark yaratıcı çözüm önerilerimizi de her defasında sizlerle paylaştık. İlgili makamlara iletip takipçisi olduk. Bildiğiniz gibi çözüm önerilerimizi, birlikte hareket ederek ve ortak aklı kullanarak ürettik. Her zaman olduğu gibi bu bize büyük güç ve güven sağladı. Bu bakımdan yıl boyunca yaptığımız toplantılarımıza katılan, gönderdiğimiz görüş bildirme yazılarını duyarlılıkla cevaplayan tüm arkadaşlarımıza ve paydaşlarımıza teşekkürlerimi sunuyorum” diye konuştu.

TEDBİRLER SEVİNDİRİCİ AMA YETERLİ DEĞİL
2015 yılı sonunda Rusya Federasyonu ile yaşanan krizden başta tarım sektörü olmak üzere tüm kentin ciddi boyutta olumsuz etkilendiğini söyleyen Ali Çandır, sorunun çözümlü için ‘Antalya Yaklaşımı’nı dile getirdiklerini anımsattı. Çandır, yaşanan süreci şöyle anlattı:
“Bu sorunla ilgili çözüm önerilerimizi toplantılarımızda tartıştık. Özellikle tarımsal ticaretin ve ihracatın önündeki engelleri aşma konusundaki önerilerimizi maddeler halinde raporladık. Bu raporu, başta başbakanlığımız olmak üzere ilgili bakanlıklarla ve tüm Antalya milletvekillerimiz ile paylaştık. Tabii takipçisi de olduk. Ancak 2016 yılı içerisinde gördük ki bu sorun sadece bir sektörü ya da bir ülkeyi ilgilendirir durumdan çıkmış, tüm kenti ve tüm ekonomiyi sarmalayan bir hale gelmiştir. Mart ayından itibaren içinde yaşadığımız zorlukları kapsamlı bir şekilde aşabilmek amacıyla hepinizin bildiği gibi ’Antalya Yaklaşımı’ önerisini geliştirdik. Bu yaklaşımın kapsamı, uygulama alanları ve zamanlamasıyla ilgili detayları raporladık ve ilgililerle paylaştık. Hükümetimiz her ne kadar Antalya’ya özgü tedbirleri uygulamaya koymasa da, genel ekonomiyi hareketlendirmek amacıyla tedbirler almıştır. Bu tedbirlerin, çözüm önerilerimizin bir bölümünü de kapsıyor olmasından memnunuz. Ancak bunlar taleplerimizi ve ihtiyaçlarımızı karşılamaktan uzak kalmıştır.”

ANTALYA TARIMI SON 15 YILIN EN KÖTÜSÜNÜ YAŞIYOR
Antalya tarımsal ticaretinin 2016 yılında son 15 yılın en kötü performansını yaşadığını bildiren ATB Başkanı Çandır, şu değerlendirmede bulundu:
“Bunun en açık göstergelerinden biri dış ticaretidir. Kentimizin gurur kaynaklarından olan tarımsal ihracatımız, toplam ihracatımızın ortalama olarak yarısını oluşturmaktadır. Baz yıl olarak aldığımız 2002 yılına göre tarımsal ihracatımız 5,5 kat ile en yüksek büyüme oranına 2013 yılında ulaşmıştır. Ancak 2016 yılı büyümemiz ise 2002 yılına göre 2,7 katına düşmüştür. Yani 15 yılın en düşük büyümesini yaşadık. Böylece en iyi büyümemizin yarısından fazlasını kaybettik. Tarımsal ihracatımızın ithalatı karşılama oranında da benzer bir düşüklüğü yine 2016 yılında gördük. Tarımsal iç ticaretimiz 2016 yılında, bir taraftan ilk 10 ayda yüzde 32 oranında düşen turist sayısıyla diğer taraftan iç talepte yaşanan durgunlukla istediğimiz düzeyde gerçekleşmemiştir. Tarımsal ürünlerimizin pazarlanmasında üreticilerimiz ve ticaret erbabımız ciddi zorluklarla karşılaşmıştır. Sektörel olumsuzlukların ve kentimizde yaşanan diğer sorunların üst üste gelmesiyle kredi ödemeleri ve finansmana erişim zorlaşmıştır.”

2017’DE DE ÇALIŞMA AZMİNİ GÖSTERECEĞİZ
İş dünyasının yaşanan gelişmeleri dirençle karşıladığını söyleyen Çandır, “Bütün bir yıl boyunca hepimizin derinden yaşadığı ve hissettiği bu zorluklara karşı büyük bir kararlılık ve direnç gösterdik. İşimize gücümüze tüm varlığımızla sarıldık. Hem kendimiz hem de memleketimiz için iyi olanı gerçekleştirmeye çalıştık. Tabii ki 2017 yılında da aynı çalışma azmini göstereceğiz. Çünkü başka bir seçeneğimiz bulunmamaktadır. Bizler geleceği yaşar ve geleceğe yatırım yaparız. Beklentilerimizi doğru ve gerçekçi bir zeminde tutmaya çalışırız. Ne karamsarlığın yaratacağı korkuya teslim olacak, ne de iyimserliğin götüreceği hayal dünyasına takılıp kalacak bir konumda değiliz” diye konuştu.

BİZDE UMUT BİTMEZ
2017 yılının 2016’dan daha iyi geçmesini sağlayacak bir zemini aramaya odaklanılması gerektiğini kaydeden Çandır, “Bu zeminin oluşabilmesi için her zamankinden daha fazla aklıselime, bilgiye, mantığa, sorgulamaya ve nihayet gerçeklerden uzaklaşmamaya ihtiyacımız vardır. Ancak bu sayede korkakça bir karamsarlığa ya da hayalperest bir iyimserliğe düşmeden, umutlarımızı ve üretme kapasitemizi canlı tutabilir, zorluklara karşı direncimizi artırabiliriz. Direncimizi ve umudumuzu diri tutma konusunda iyi mi? kötü mü? Bilemedim ama bir güncel bilgiyi sizlerle paylaşmak istedim. Milli piyango ikramiye tutarı olarak İspanya ve İtalya’dan sonra dünyada en yüksek 3. tutara ulaşmış durumdayız. Yani bizde umut bitmez” diye konuştu.

KREDİ NEFES ALDIRDI AMA HAYATTA TUTMAZ
Hükümetin 2017 yılında uygulamaya koymayı planladığı tedbirleri yerinde bulduğunu ifade eden Ali Çandır,”Örneğin Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile ortaklaşa uygulamaya konan ve kısaca ‘Nefes Kredisi’ adı verilen tedbir, özellikle kısa vadeli ödeme sıkıntısı içine düşen işletmelerimize küçük de olsa bir nefes aldıracaktır. Çünkü biliyoruz ki yeni alınan kredilerin yüzde 93’ü ya önceki borçları ödemede ya da cari ihtiyaçları karşılamada kullanılmaktadır” dedi. Çandır, piyasadaki nakit sıkıntısı ve finansmana erişimde belirttiğimiz zorlukları dikkate alarak, “Nefes Kredisi”nin hayata geçmesini sağlayan Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkçi ile TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na teşekkür ederken, bu ve benzeri kredi desteklerinin nefes aldırdığını ancak hayatta tutmaya yetmediğini ifade etti. Çandır, “Vergilendirme ve sosyal güvenlik rejiminde mutlaka kolaylaştırma ve rahatlatma sağlamak gerekmektedir. Bu konuyu yıl boyunca dile getirdik hala dile getirmeye ve önerilerde bulanmaya, sonuç alıncaya kadar devam edeceğiz” dedi.

FİNANSA ERİŞİM KOLAYLAŞTIRILMALI
2017 yılı için ekonomik önlemler paketi kapsamında açıklanan Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK) kararlarının reel ekonomiye direnç kazandıracak biçimde ve bir bütün olarak hayata geçirilmesinin önem taşıdığını vurgulayan Ali Çandır, “Genel bütçe performansının buna olanak tanıması da iyi bir avantajdır. 2017 yılındaki muhtemel yeni yatırım kararları için ise finansa erişimin çok daha kolaylaştırılması gerekmektedir. Diğer taraftan yeni yatırımların özendirilmesinde ve ekonomik hareketliliğin artırılmasında vergi yükü itibariyle ciddi bir rahatlama sağlamalıdır. Bu kapsamda, geçici vergi uygulamasının kaldırılması teklifimiz ile KDV mahsuplaşmasının hiç olmazsa 3 ayda bir yapılması teklifimizin hükümetimiz tarafından dikkate alınmasını beklemekteyiz” diye konuştu.

EKK KARARLARI CAN SUYU
Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nda alınan tüm kararların iş dünyası için can suyu ve umut kaynağı olduğunun altını çizen Çandır, kararlarla ilgili görüşlerini şu şekilde paylaştı:

“Prim ödemelerine getirilen erteleme; İstihdamı korumak ve artırmak için alınan asgari ücret desteğinden yararlananların 2017 Ocak-Şubat-Mart primlerini 2017 Ekim-Kasım-Aralık ayına ötelenmesi tedbiri genişletilmeli ve prim ödemeleri kalıcı olarak yılsonunda tahsil edilmelidir. KOBİ lere 50 bin liralık kredi desteği; KOBİ lere 3 yıl vadeli ilk 12 ayı geri ödemesiz ve faizsiz sağlanacak olan 50 bin liralık kredi, kapsadığı işletme sayısı itibariyle yetersizdir. Tüm KOBİ’ler için bu destekten faydalanacak bir planlama yoluna gidilmesi gerekmektedir. Mevcut verilecek olan kredilerde ise ihtiyaç eşiği belirlenmelidir.”

2016 YILI BORSA FAALİYETLERİNİ PAYLAŞTI
2017 yılının Antalya ve tarım sektörü için 2016’ya göre daha iyi geçmesinin, avantajları kullanma ve çabaya bağlı olduğunu anlatan Ali Çandır, 2016 yılı Borsa faaliyetlerini şu şekilde paylaştı:

“Yaş Meyve-Sebze Sektöründe Fiyatlandırma Politikaları”. “Hububat Hasadı Öncesi Sorunlar ve Çözüm Önerileri”, “Antalya`da Zeytincilik ve Zeytinyağı Sektörü” başlıklı Sektörel Analiz Toplantıları ve Tarım Sohbetleri düzenlenmiştir. Çiçek Festivali başarılı bir biçimde gerçekleştirilmiştir. Korkuteli Karyağdı Armudu ve Antalya Tavşan Yüreği Zeytini için coğrafi işaret tescil çalışmalarına devam edilmiştir. Keçiboynuzu (Harnup) Pekmezi’ne standart kazandırılmıştır. Zeytinpark, milli eğitim müdürlüğü ve Antalya Valiliği ile Doğa Akademisi protokolü imzalanmıştır. Kırklareli’nde Kırsal Kalkınmanın Anahtarı Coğrafi İşaretli Ürünler Paneli düzenlenmiştir. 7. YÖREX düzenlenmiş ve kapsamında Uluslararası Cİ paneli gerçekleştirilmiştir. ATB gençlik ile 8 hafta süren Tarım ve Çocuk projesi başarıyla tamamlanmıştır. Yine Borsa lisemiz başta olmak üzere eğitime destek olunmuş ve çeşitli sosyal yardımlar gerçekleştirilmiştir. Antalya buğdayını arıyor projesi çalışmalarına devam edilmiştir. Canlı hayvan borsası için şirket kurulmaktadır. Nefes Kredisi projesine ortaklık sağlanmıştır.”

ANTALYA’YA YAKIŞMIYOR
Geçtiğimiz günlerde yapılan ve kamuoyu ile paylaşılan bir akademik çalışmada Antalya’nın diğer iller arasındaki insani açıdan gelişmişlik değerlerini incelediklerini söyleyen Çandır, Antalya’nın insani gelişmişlik endeksinin iller sıralamasında 8’inci sırada yer aldığını, gelir endeksinde 10’uncu, sağlık endeksinde 11’inci, eğitim endeksinde ise 28 gibi alt sıralarda yer aldığını kaydetti. Çandır, “Bu iyi bir durum değildir. Nüfus büyüklüğü açısından 5’inci büyük, genel ekonomik göstergeler itibariyle ise ilk 10 büyük kent arasında yer almaya çalışan kentimiz, son 15 yılda kişi başına gelirini en az artıran kent konumunda olmuştur. Bu durum kentimize hiç yakışmamaktadır. Aynı endekslerin değerlerinin dağılımına baktığımızda ise dünya ortalamasına göre; gelirde ortanın altında yani üst düşük grupta, sağlıkta ve eğitimde yüksek grupta, insani gelir endeksinde ise orta grupta yer almaktayız” diye konuştu.

Antalya’nın son 15 yılının geçmiş dönem performansına göre iyi geçmediğini söyleyen Çandır, “1980’li, 90’lı yıllardaki nispi gelişmemiz ve Türkiye ortalamasındaki yerimiz çok daha iyi bir konumdaydı. Bu durumun analitik karşılaştırmalarını defalarca dile getirdiğim için burada tekrarını yapmayacağım. Ama kent için iyi bir dönem geçirmedik. Amacımız, aleyhimize dönen bu gidişatı artık eski rayına oturtmak olmalıdır” dedi.

ÜYELER YARARLANSIN
TOBB-İŞKUR arasında imzalanan protokolle, ATB’nin taleplerimizden biri olan mesleki eğitim seferberliğinin yürürlüğe girdiğini anımsatan Çandır, bu teşvikten üyelerin yararlanmasını istedi. Çandır, “Zaman zaman komitelerimizden yanımızda çalışacak eleman bulamıyoruz serzenişleri geliyor. İşte bu protokol hepimizin ilacı. Bir yıl boyunca kendin eğiteceksin, parasını devlet verecek. Günlük 50 TL artı sigorta yine devlet tarafından karşılanıyor. Bir yıl çalışmanın sonunda istihdam şartı yok. Ancak bir yıl emek verdim ben artık bu elemanı istihdam edeyim dersen 42 ay sigorta işveren primi ödemiyorsunuz. Arkadaşlarımız bu konuda çalışıyor. Antalya Ticaret ve Sanayi Odası ile birlikte 2017 yılı itibariyle bu konuda müşterek adımlar atacağız” diye konuştu.

SURİYE İÇİN BARIŞ TEMENNİSİ
Çandır, Meclis’te Suriye’deki savaşın sonlandırılmasının sevindirici olduğunu ifade ederken, “Suriye’de yıllardır devam eden ve birkaç yıldan beri bizi de gittikçe içine çeken savaşın sonlandırılması konusunda, hükümetimizin aldığı son pozisyonun etkili olmasını dilemekteyiz. Umuyoruz ki bu sefer komşumuzda kalıcı bir barış ve özgürlük ortamı tesis edilebilir. Çünkü hepimizin bundan faydası vardır” dedi. Çandır, 2017 yılının herkes için hayırlı, huzurlu ve bereketli bir yıl olmasını diledi.

ATB 2017 BÜTÇESİ OYBİRLİĞİYLE KABUL EDİLDİ
Antalya Ticaret Borsası Aralık ayı meclisinde Borsa’nın 2017 bütçesi de görüşüldü. Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, meclis üyelerine bütçeyle ilgili bilgi verirken, Borsa çalışmaları hakkında bilgi verdi. Borsa üyelerinin 2009 ve 2013 yıllarındaki seçimlerde kendilerine görev verdiğini belirten Çandır, gösterilen güvene layık olmak ve taahhütleri yerine getirmek sorumluluğuyla çalıştıklarını kaydetti. Çandır, “’Birlikte hareket etme kültürümüzü geliştireceğiz’ sözümüzü, çalışmalarımızda temel düstur edindik, bu yaklaşımımızdan taviz vermeyeceğiz. Borsamızın kurumsal kimliğine ve takım çalışmasına katkı sağlayan Meclisimize bu anlayışından ve desteğinden dolayı teşekkür ediyorum. Borsamız yönetimi olarak bizler göreve layık görüldüğümüz günden itibaren kurumumuzu, öncelikle üyelerimiz, sektörümüz ve kentimiz için bir referans kurum haline getirmeye gayret göstermekteyiz. Bu gayretlerimizin sonuçlarını da hep birlikte görmekteyiz” diye konuştu.

STRATEJİK PLANLAR REHBERİMİZ
İlkini 2009’da ikincisini 2015’te yaptıkları Stratejik Planı’nın çalışmalarına rehber olduğunu söyleyen Çandır, “2015-2018 Stratejik İş Planını da aynı duyarlılıkla eksiksiz olarak yerine getirme gayretindeyiz” dedi. 2009-2012 yılları arasında yaptıkları çalışmaların tarım sektörünü ve Antalya ekonomisinin büyümesine odaklı olduğunu kaydeden Çandır, Kampüsten İşe, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı (TAGEM) destekli Endüstriyel Amaçlı Organik Siyah Mersin Yetiştiriciliğinin Geliştirilmesi ile Defne-Kekik-Adaçayında Hasat ve Hasat Sonrası Verim Kayıplarını Önleme amaçlı 3 ana projenin yürütücülüğünü üstlendiklerini ve başarıyla tamamladıklarını anlattı. Üç proje ile toplam 514.000 TL ve 21.500 Dolar kaynak temin edilip kullanıldığını belirten ATB Başkanı Çandır, “Her üç projemiz de kendi alanlarında ülkemiz ölçeğinde öncü ve örnek gösterilen projeler olmuştur” dedi. Çandır, üyelere Borsa’nın öz kaynaklarıyla gerçekleştirilen ve devam eden Tarımsal Uygulamalı Mesleki Eğitim Merkezi (TUMEM), Yöresel Ürünler Fuarı (YÖREX) ve coğrafi işaret projesi, Zeytinpark projesiyle ilgili de bilgi verdi.

Antalya Ticaret Borsası’nın tarım sektörü ve kent ekonomisinin gelişimiyle ilgili yaptığı çalışmaları da paylaşan Çandır, 2014 yılı yaz aylarında baş gösteren Rusya Federasyonu ekonomik krizi ve Ruble devalüasyonu ile 2015 sonundan itibaren yaşanan ambargonun Antalya’ya ve tarım sektörüne olası etkilerini raporlarla açıkladıklarını, krizin atlatılması için önerilerde bulunduklarını kaydetti. Çandır, “Bu zorlu dönem içerisindeki bütün ifadelerimiz, nesnel ve bilgiye dayalı gerçekleri dile getirmenin yanı sıra sürdürülebilir çözüm önerilerini de bünyesinde barındırmıştır. Çünkü Antalya’mız son 40 yılda güçlü bir kurulu kapasite biriktirmiştir. Sahip olduğumuz bu kapasite, zorluklara karşı direnmede ve onları aşmada bizim en büyük dayanağımız olmalıdır” diye konuştu.

8 yıllık dönemde Antalya Ticaret Borsası’nın gelir ve gider bütçe büyüklüğü ve kompozisyonunun ciddi gelişmeler gösterdiğini söyleyen Çandır, bütçeyle ilgili şu bilgileri paylaştı:
“Bu 8 yıllık dönemde işlem hacmimiz % 108 ve gelir bütçemiz ise %94 artış kaydetmiş, denk bütçe performansımız ise %98 düzeyinde gerçekleşmiştir. Bu dönem içerisinde toplam gelirimiz toplam giderimizden %6 fazla vermiştir. Söz konusu dönemde bütçe kompozisyonumuz da ciddi değişimler göstermiştir. Özetlemek gerekirse; Esas faaliyet gelirlerimizin toplam gelirlerimiz içindeki %51’lik payı, bu dönemde %61’lik paya yükselmiştir. Diğer taraftan faiz gelirlerimizin toplam gelir içindeki payı ise %33’ten %14’e düşmüştür. Kira gelirlerimizin toplam gelirimiz içindeki payı %13 olarak sabit kalmıştır. Bu dönemde gider bütçemizin kompozisyonunda da önemli değişimler gerçekleştirilmiştir. Örneğin; Toplam giderlerimiz içerisinde %83 paya sahip olan cari giderlerimizin payı bu dönemde ortalama olarak %58’e düşürülmüştür. 2016 yılında ise bu pay %47 olarak gerçekleşmiştir. Diğer taraftan yine toplam giderlerimiz içerisinde %5 olan yatırım giderlerimizin payı ise bu dönemde ortalama olarak %33’e yükseltilmiştir. 2016 yılında ise bu pay %46 olarak gerçekleştirilmiştir. Burada özellikle belirtmek isterim ki borsamız gelir ve gider bütçesi kompozisyonlarında yaşanan bu yapısal değişimler, kurum olarak sürdürülebilir büyüme ve bütçe performansı bakımından önemlidir.”

Çandır, Borsa’nın 2008 yılında 5 milyon 564 bin TL olan varlığının 2016’da 10 milyon 659 bin TL’ye ulaştırdıklarını da bildirdi.

Denk bütçe esasına göre 2017 yılı gelir ve gider bütçesini hazırladıklarını bildiren Çandır, 2.800.000,00 TL olarak belirlenen Antalya Ticaret Borsası 2017 yılı gelir ve gider bütçesi tasarısını üyelere sundu. Çandır, “2017 yılının üyelerimiz ve üreticilerimiz ile ülkemiz insanlarına hayırlı, huzurlu ve bereketli bir yıl olmasını diliyorum” dedi.
Mecliste ATB 2017 bütçesi oybirliğiyle kabul edildi.