21/02/2024
Haberler

ATB YILIN İLK MECLİSİNİ TOPLADI

Antalya Ticaret Borsası Ocak ayı meclisi, Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan başkanlığında toplandı. Yönetimin bir aylık çalışmaları hakkında bilgilendirildiği Meclis’te, Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan, Zeytin dalı Harekatına katılarak ülkemizi koruyan Mehmetçiğe başarı dilerken, harekatta şehit olan askerlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifa dileğinde bulundu.

Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Meclis’te ekonomi ve gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Güney sınırlarının güvenliğini sağlamak amacıyla başlatılan “Zeytin Dalı” harekatında görev yapan Türk Silahlı Kuvvetleri’ne başarı dileyen Çandır, “Vatanımız uğruna canlarını feda eden şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize şifa dileriz. Yine, elim bir kaza sonucu geçtiğimiz günlerde Isparta Yalvaç’ta şehit verdiğimiz 3 vatan evladımıza Allah’tan rahmet milletimize başsağlığı dileriz” dedi.

2017 DİRENÇ KAZANILAN YOL OLDU
Antalya ve tarım sektörü için zor bir yıl olan 2016’nın ardından 2017’yi direnç kazanılan bir dönem olarak değerlendiren Çandır, “2017 yılı, her ne kadar yatırım iklimi bakımından uygun olmasa da özellikle hükümetimizin sağladığı uygun koşullu ve ilave finansman olanaklarıyla, istihdam ve vergi borçları konusundaki destekleriyle, üretimimizi ve ticaretimizi canlı tuttuğumuz bir yıl oldu. Üyelerimiz ve Antalya iş dünyasındaki arkadaşlarımızla yılı değerlendirirken hepimizin ortak düşüncesi, 2017 yılının nispi olarak canlı bir yıl olmasına rağmen, kar marjlarının ve reel kazançların düştüğü ve maliyet düşürücü sıkıyönetim politikalarının önemli bir hale geldiğidir” diye konuştu.

2017 yılını da değerlendiren Çandır, 2017 yılı ilk 3 çeyreği boyunca ilan edilen büyümenin, yaşanan ekonomik nispi canlılığın ve yeni uygulamaya konan büyüme yönteminin doğal sonucu olduğunu kaydetti. Tarımda 2016 yılı ilk 3 çeyreğinde yaşanan küçülmeye rağmen, 2017 yılında daha hızlı bir büyüme beklediklerini ancak genel ekonomin çok altında bir büyüme yaşadıklarını anlatan Çandır, “Önceki yıllarda belirli bir dönem küçülme yaşandıktan sonra, genellikle takip eden yılın aynı dönemlerinde hızlı tarımsal büyümeler başarmıştık” dedi.

Tarım sektöründe faaliyet gösteren üretici ve ticaret erbabının, üretim ve yatırım motivasyonunu törpüleyen faktörlerin 2017 yılında nispi olarak ağırlığını artırdığını kaydeden Çandır, şunları söyledi:

“Sektörümüz aleyhine işleyen enflasyonist baskı, bir taraftan satın alma ve üretme maliyetlerini artırırken, diğer taraftan bunu nihai tüketiciye yansıtamamıştır. Sektörümüzü doğrudan ilgilendiren kredi büyümelerini incelediğimizde görmekteyiz ki, enflasyonist baskıya direnebilmek ve cari işlemleri yürütebilmek amaçlarıyla ülke ortalamasının üzerinde yüzde 22 düzeyinde bir kredi büyümesi yaşadık. Ticari kredi büyümesinde ise son altı yılda Türkiye ortalamasının iki kat üzerinde olan büyüme hızımız, 2017 yılında ülke ortalamasının altına düşmüş durumdadır. Dolayısıyla geçen yıl sağlanan KGF kredileri, özellikle teminat sıkıntısı yaşayan ticaret insanlarımız için gerçekten iyi bir direnç kaynağı yaratmıştır. 2017 yılında sektörümüzdeki nispi canlılığa destek olan ihracatımız konusunda yüzde 7’lik büyüme yaşamış bulunmaktadır. Fakat sektörümüz bakımından en iyi yıl olarak tabir ettiğimiz 2014 yılına göre tarımda yüzde -11 ve yaş meyve sebzede ise yüzde -25’lik geride bulunduğumuz gerçeğini de gözden ırak tutmamaktayız.”

İHRACAT HAMLESİNE DESTEK BEKLENİYOR
2018 yılında ihracat hamlesini geliştirecek bir destek beklediklerini kaydeden Çandır, “Sektörümüzün yapısal sorunlarından biri de arazi varlığını geliştirememektir. Bu sorun bir taraftan üretimde optimal maliyetlerle çalışmamızı engellerken, diğer taraftan istihdam yaratma gücümüzü de zayıflatmaktadır. Üstelik SGK mevzuatında büyümeyi engelleyici düzenlemeler de tarımda yeni yatırım yapma ve mevcut kapasiteyi büyütme iştahını törpülenmektedir. Örneğin 10 kişiden fazla işçi çalıştıran işletmeler için ilave istihdam ve bürokrasi yükü söz konusudur. Tarımla uğraşan insanları kayıtlı büyümeye motive etmek istiyorsak bu türden engelleyici bariyerleri gerçekçi bir zemine çekmeniz faydalı olur. Aksi halde işini büyütmek veya yeni yatırım yapmak diğer risklerin ötesinde ilave yükleri de beraberinde getirecektir. 2018 yılında umuyor ve bekliyoruz ki sektörümüzde işimizi büyütmeyi ve yeni yatırım yapmayı motive edecek düzenlemeler söz konusu olacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

GÜÇLÜ BÜTÇE PERFORMANSI GÜVEN VERİYOR
2017 yılında uygulanan sıkı para politikasına karşılık, nispeten gevşetilen maliye politikaları sonucunda canlı bir hareketlilik yaşadıklarını belirten Çandır, “Bu gevşemeye rağmen belirtmeliyim ki, güçlü bütçe performansımız 2018 yılında bizlere güven vermektedir. Bu güvenle tarımsal faaliyetlerimizi geliştirmek, büyütmek ve rekabetçi yapabilmek açısından stratejik öncelikli sektör olarak tanımlanıp bu tanımlamaya uygun finansman, istihdam, arazi ve lojistik yatırım destekleri beklemekteyiz” dedi.
2017’de daha önce örneği görülmeyen gerçekleşmeyle KDV tahsilatının tahakkukun yüzde 50’sini altına düştüğüne işaret eden Çandır, 2016 yılından beri her fırsatta dile getirdiğim KDV mahsuplaşması süresini aylık yerine 3’er aylık ya da 6 aylık dönemlere taşıma ve alacaklı durumdaki işletmelerimiz için nakdi ödeme yapılması önerilerimizi burada bir kez daha tekrarlamak isterim. Son birkaç gündür, medyadan takip ettiğim kadarıyla Maliye Bakanımız Naci Ağbal’ın bu konudaki açıklamaları uzun süredir dile getirdiğimiz bu düşüncemizin uygulamaya konması için bize umut vermiştir” diye konuştu.

EXPO 2016 ANTALYA İÇİN MİRASTIR
ATB Başkanı Çandır, Meclis’te EXPO 2016 alanıyla ilgili değerlendirmede bulundu. Türkiye’de ilk kez yapılan uluslararası A kategori bahçecilik sergisi olan EXPO2016 Antalya’nın Antalya için miras özelliğinde olması gerektiğini kaydeden Çandır, “Bizler EXPO2016’nın Antalya’ya kazandırmasını hedeflediğimiz katkıları tam olarak sağlayamamış olsa bile bu alanın bir kent mirası olarak korunması ve geliştirilmesine her türlü desteği vereceğimizi öteden beri dile getirmekteyiz” dedi.

Antalya Ticaret Borsası’nın EXPO2016 fikrinin doğuşundan, Antalya’ya kazandırılmasına kadar olan bütün öncü ve belirleyici faaliyetlerinde tüm varlığıyla bulunduğunu vurgulayan Başkan Çandır, “Bundan muradımız hiçbir şekilde kişisel ya da sektörel bir beklentimiz olmamıştır. EXPO2016 döneminde de Antalya’mıza ve EXPO’muza herhangi bir halel gelmesin diye son derece duyarlı ve tahammüllü bir tavır içinde bulunduk. Çünkü eninde sonunda ortaya konulacak projenin bir Antalya mirası olması gerektiğini kabullendik. Bu düşüncelerimiz aynen geçerliliğini korumaktadır. Ancak bu kez post EXPO dönemi için daha proaktif ve Antalya mirasına yakışır bir yaklaşım içinde bulunma sorumluluğumuz vardır” diye konuştu.

Antalya’nın kaynaklarını kullanırken ya da tüketirken Antalya’ya kalıcı faydalar yaratma sorumluluğu taşıdıklarını kaydeden Ali Çandır, şunları söyledi:
“EXPO alanının sadece varlığını sürdürebilmesi ve ticari kaygı odaklı bir post EXPO girişiminin, Antalya’ya ciddi zararlar vereceğini düşünmekteyiz. Çünkü artık o alan bir kuruma ya da bir projeye mal olmuş bir alan değildir. O alan artık tüm Antalya’ya bir mirastır. Bu temel noktayı gözden kaçırmamalıyız. Antalya’nın geleceği bakımından duyarlılık sahibi herkesin EXPO2016 alanını, Antalya için mali ya da kurumsal bir yük olarak görmesi yerine, Antalya’nın geleceği için değerli bir miras olarak görmesi ve değerlendirmesi gerekmektedir. Bu düşünce ve öncelikle, EXPO2016 Antalya alanında yeni bir üç aylık B EXPO hareketliliği kazandırarak Antalya ile alanı bütünleştirme çabasına girilmesini ve bu çabayla birlikte alanın Antalya’nın tarımsal geleceği bakımından öncü ve örnek olacak projelerle zenginleştirilmesini önermekteyiz.”

YENİ BAŞARI HİKAYESİ YAZABİLİRİZ
Antalya’nın sahip olduğu eşsiz özellikleriyle başarı hikayesi yazdıran bir kent olduğunu belirten Ali Çandır, dünyanın gözdesi Toros Dağları’nın, sahip olduğu endemik bitki ve doğal tıbbi ve aromatik bitkileriyle sektöre yeni ufuklar sağladığını belirten Çandır, tıbbi ve aromatik bitkilerin Antalya için ciddi bir potansiyel yarattığını vurguladı. Uluslararası ticarete konu olan süs bitkilerinin de Antalya ekonomisi için önemine dikkat çeken Çandır, süs bitkilerinin büyüme potansiyeline vurgu yaptı.

2017 mayıs ve kasım aylarında uygulamaya konan yönetmeliklerle tıbbi aromatik ve süs bitkileri sektörünün en büyük sorunu arazi sıkıntısının çözümü için Hazine’den kiralama düzenlemesi yürürlüğe konulduğunu anımsatan Ali Çandır, şunları söyledi:

“Bizler, sektörlerimizin deneyimli ve çalışkan üyelerinin yatırım ve büyüme isteklerini gerçekleştirebilmeleri için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Şimdi üyelerimizden topladığımız 10 bin dekarın üzerinde, 40 milyon TL’lik, 1000’in üzerinde ilave istihdam yaratacak ve 40 milyon dolarlık ihracat hedeflenen yatırım taleplerimizin pratikte uygulanabilmesi için yerel ve merkezi yönetimler düzeyinde çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. Çünkü biliyoruz ki sahip olduğumuz iklim, endemik türlerimiz, genç nüfusumuz, örtüaltı tarıma olan yatkınlığımız ve süs bitkileri tüketim pazarlarına olan yakınlığımız nedeniyle kısa sürede çok yol alabiliriz. Hatta turizm ve örtü altı tarımla yarattığımız başarı hikayelerine yenilerini ekleyebiliriz. Bu başarı hikayesini yazabilmemiz içinse öncelikle yaklaşık 6000 dekar düzeyinde olan ekili alanımızı maksimum verim ve kalitede ürün alabileceğimiz; soğuk hava depolarının, paketleme tesislerinin ve lojistik merkezlerinin yer alacağı biçimde genişletmeliyiz. Böylece 100 milyon dolar seviyesine ulaşmış olan ihracatımızı tıbbi ve aromatik bitkilerle birlikte kısa sürede 500 milyon dolar seviyesine ulaştırabiliriz.”

Çandır, üretim konusunda kendilerini motive eden Antalya Valisi Münir Karaloğlu başta olmak üzere yerel ve merkezi konumda görev yapan tüm Antalyalıların ortak hareket etmesiyle kısa sürede başarı elde edebileceklerini kaydetti. Çandır, “Vazonuzdan çiçeğin, kalbinizden sevginin eksik olmadığı bir yıl geçirmenizi dilerim” dedi.