27/02/2024
Haberler

ATB ŞUBAT MECLİSİ TOPLANDI

Antalya Ticaret Borsası Şubat ayın Meclisi, Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan başkanlığında toplandı. Yönetimin bir aylık çalışması hakkında Meclis üyelerini bilgilendiren ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, ekonomik gelişmelerle ilgili değerlendirmede bulundu.

TERÖRÜN KANIKSANMASINA İZİN VERİLMEMELİ
Terörü kınayarak meclis konuşmasına başlayan Çandır, “Sözlerime uzun bir süredir hepimizi kahreden ve vatan evlatlarını toprağa vermemize sebep olan soysuz terör olaylarını lanetleyerek başlamak istiyorum.Terörün kanıksanmasına izin vermemeli, ülkemizin üzerinde kara bulutlar oluşturmasına meydan bırakmamalıyız. Gerek terör gerekse sınırlarımızdaki olaylar nedeniyle, kendimizi savaş hali varmış modunda tutmamalıyız. Yaşadıklarımızdan öğrendiğimiz önemli bir konu, bu topraklarda yaşayanlar umutsuzluğa, karamsarlığa ve teslimiyete geçmişte olduğu gibi bugün de izin vermezler. Hepimizin dileği ve ülküsü, bir an önce terörün ülkemiz gündeminden çıkarılmasıdır.Bu anlamda siyaset kurumunun da sorundan sorun çıkarmak yerine sorunlardan kurtulmak için çaba sarfetmesini, gereksiz gündemle enerjimizi tüketmemesini bekliyoruz” diye konuştu.

ENFLASYONUN SORUMLUSU GIDA DEĞİL
Enflasyonun Merkez Bankası hedeflerinin üzerinde seyretmesinin birincil sebebi olarak gösterilen gıda ve tarım ürünleri fiyatlarını izlemek ve değerlendirmek için yaklaşık bir yıl önce Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasaları İzleme ve Değerlendirme Komitesi kurulduğunu belirten Çandır, “Son 13 yıllık değerlendirmemizde gördük ki tarımsal üretici fiyatlarının seyri, hiç de kamuoyuna duyurulduğu gibi mevcut enflasyonun ana sebebi olmamıştır” dedi. Yıllık tarımsal ürünler enflasyonunun son 13 yıllık ocak ayları ortalaması itibariyle yüzde 9.63 olduğunu, Şubat ayında açıklanan ve çok yüksek bulunan yıllık tarımsal ürünler enflasyonunun ise yüzde 8.13 ile 13 yıllık ortalamanın altında kaldığına dikkat çeken Ali Çandır, şu değerlendirmede bulundu:
“Yine, hatırlayacağınız üzere bu ay açıklanan tüketici enflasyonu ise yıllık yüzde 9.58 olmuştur. Yani bu ay açıklanan tarımsal ürünler enflasyonu, yıllık olarak hem kendi 13 yıllık ortalamasının, hem de bu ay açıklanan yıllık tüketici enflasyonunun çokaltında gerçekleşmiştir. Dolayısıyla her ay açıklanan ve hedeften yüksek seyreden tüketici enflasyonun bir numaralı sorumlusunun tarımsal ürünler olduğunadair yapılan açıklamalar ilan edilen rakamlarla bağdaşmamaktadır.Konuyla ilgilenen ve kamuoyuna duyurumlar yapan ilgililerin, sorunu sadece gıda ve tarımda aramaları çözüme yönelik herhangi bir katkı sağlamamaktadır.”

BEDAVA ALINSA BİLE MALİYETİ 2-2.5 TL
Sebze meyve ve sebze fiyatlarıyla ilgili yanlış algı nedeniyle sektörel analiz toplantısı yaptıklarını anımsatan Ali Çandır, “Girdilerinden, işlenmesine; firesinden, iadesine ve nihayet vergilendirilmesine kadar tüm maliyet unsurları detaylarıyla konuştuk.Yaş meyve sebzenin tarladan sofraya ilerleyişindeki fiyat mekanizmaları sektörün tüm taraflarınca irdelendi. Sonuca dair bir öz oluşturması bakımından hesaplandı ki; yaş meyve sebze, üreticisinden bedavaya bile alınsa o ürünün sofraya gelmesi için kilogram başına ortalama 2-2,5 TL civarında bir maliyet oluşmaktadır” diye konuştu.

ARZIN YÜKSELMESİ SORUN YARATACAK

Ali Çandır mecliste, Rusya krizinin ardından yaşanan süreci de değerlendirdi. Hava koşullarının olumsuz seyretmesiyle arzın azaldığı bir dönemden geçildiğini ancak hava sıcaklarının yükselmesiyle artacak olan üretim arzının piyasalarda için ciddi bir sorun yaratacağı uyarısında bulunan Ali Çandır, “Sektörümüz açısından daha sorunlu bir döneme girerken devletimizden somut ve hissedilir adımlar atmasını beklemekteyiz. Bu amaçla Antalya Tarım Konseyi tarafından hazırlanan ve Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Sayın Mehmet Şimşek ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Sayın Faruk Çelik başta olmak üzere ilgili tüm bakanlıklara birebir sunulan acil önlemler ve iyileştirici önlemler başlıklı raporumuzun bir an önce dikkate alınmasını beklemekteyiz.Sektörün gözü kulağı Ankara’ya odaklanmış durumdadır” değerlendirmesinde bulundu.

FELAKET ETKİSİ YARATAN EKONOMİK SARMALIN ÖNÜNE GEÇİLMELİ

Antalya`da faaliyet gösteren tüm sektörlerin iç içe bir yapıda olduğunu belirten Ali Çandır, şu değerlendirmede bulundu:
“Her sektör diğerini besleyen yapıdadır. Buradaki taraflar sadece sebze meyve ve çiçek üreten bir miktar üreticinin ötesindedir. İlaçtan gübreye, tohumdan ambalaja sektöre girdi sağlayanların yanında köydeki bakkaldan sanayideki tamirciye, nakliyeciden işçiye, marangozdan tüm esnafa, hatta bankalara uzanan bir etki alanı sahiptir. Sektördeki yaraya derinleşmeden merhem olmak ve felaket etkisi yaratan ekonomik bir sarmalla karşılaşılmak istenmiyorsa acilen çözümler üretilmelidir. Çünkü tarımdan gelen gelir kentin tüm kılcal damarlarına yayılmakta ve hayat vermektedir. Bir kez daha altını çizerek belirtmek istiyorum ki içinde bulunduğumuz durum sektör meselesi olmaktan çok memleket meselesi haline dönüşmektedir.”

ETTE İTHALAT SOPASI ÇÖZÜM SAĞLAMAZ

Ette yaşanan sıkıntıya dikkat çeken ATB Başkanı Ali Çandır, set ve süt sektörüyle ilgili üyelerin taleplerini şöyle anlattı:

“Geçmiş dönemlerden kalma narh koyma usulüyle ya da ithalat sopasıyla tarımsal üreticiyi terbiye etme uygulamalarının hiçbir sorunu çözemediği gibi yeni ve kalıcı sorunlar ürettiğini hatırlatmak isteriz. Et ve süt sektöründe faaliyet gösteren üyelerimizin talep ve önerileri incelendiğinde üç ana başlık ön plana çıkmaktadır. Süt fiyatları konusundaki en önemli problem kesif yem maliyetleridir. Özellikle aile işletmeciliği yaparak geçimini sürdüren üreticiler için yem fiyatları ağır bir maliyet kalemi oluşturmaktadır. Üyelerimiz sorunun son bulması için süt, yem paritesinin her iki tarafında lehine olacak şekilde sağlıklı bir biçimde tesis edilmesini önermektedirler. Çayır mera alanlarımız ve arazi koşullarımız nedeniyle topraklarımıza özgü küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinin özendirilmesi gerekmektedir. Et krizini çözmenin anahtarı koyun ve keçi eti tüketiminin arttırılmasıdır. Ülkemizin en gelişmiş belediyelerine sahip ilimizde, bütünşehir yasası kapsamında en ücra köşelere kadar hak sahibi olan büyükşehir belediyemiz ve ilçe belediyelerimizin süt tüketimi konusunda özendirici faaliyetlerde bulunmaları, projelerle yereli ve kırsalı desteklemeleri kısa ve orta vadede sorunların hafifletilmesine katkı koyacaktır.”

THY GİZLİ ZAM YAPTI

ATB Komite üyeleri ve Antalya Tarım Konseyi üyelerinin THY’nin para birimi değişikliği (Euro’dan ABD Doları’na geçmesi) nedeniyle uçak kargo navlun ücretlerine yüzde 12 oranında gizli bir zam yapıldığını belirttiğini söyleyen Çandır, “Rusya Federasyonu ile yaşanan sorunlar nedeniyle zor durumda olan sektöre, para birimi değişikliğini gerekçe göstererek yüksek oranda bir zam yapmak, hali hazırda kriz döneminde bulunan sektörün yeni pazar arayışlarının da başlamadan bitmesi anlamına gelmektedir.Yine, üyelerimiz önümüzdeki dönemde yoğunlaşan çek ödemeleri ve kredi ödeme zamanlarının yaklaştığını ifade etmektedirler. Açıkçası sektörün yaşanan olaylar sonrasında sıkıştığını belirten üyeler, yaşananlar sonrası Ankara‘dan gelecek müjdeli haberleri beklediklerini ifade etmektedirler” diye konuştu.

UMUT IŞIĞI OLMALIYIZ
Sektörel değerlendirmelerin yapıldığı Meclis`te ATB Başkanı Ali Çandır, geçen hafta Ankara’da Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkçi`nin katılımıyla yapılan TOBB Borsalar Konseyi toplantısında tarımın ve ticaretin sorunları gündeme getirdiklerini söyledi. Çandır, “Yılbaşına kadar ihracat yasağının olmaması ve soğukla birlikte haldeki fiyatların düşük seyretmemesi nedeniyle ‘bekle-gör’ durumu var galiba ama şimdi fiyatlar geçen yılın altında. Tarım Konseyi`nin toplantısında gördük ki, sektörün tüm paydaşları büyük bir umutsuzluk içinde ve o nedenle bu insanlara biraz umut ışığı olunması gerektiğini belirtiliyoruz” diye konuştu.
DÜNYACA ÜNLÜ FİNİKE PORTAKALI KİREÇ TAŞINA KURBAN EDİLİYOR
TOBB Borsalar Konseyi`nde Bakanlara coğrafi işareti anlatırken Finike portakalından örnek verdiğini kaydeden Ali Çandır, Türkiye’de üretilen 1.8 milyon ton portakalın yüzde 10’unun daha Finike portakalı olmadığını, yıllık 160 bin ton yani Türkiye’de satılan her 10 portakaldan birinin Finike portakalı olduğunu dile getirdi. Bir taraftan bu ürünleri, ‘coğrafi işaret alalım, koruyalım, hakkını hukukunu savunalım’ derken, bir taraftan da taraftan da çok fazla niteliği, ekonomik değeri olmayan kireç taşı nedeniyle tehdit altına alındığını anlattığını belirten Çandır, şunları kaydetti:
“Yine Lübnan sediri diye bildiğimiz  Toroslar ın sedir ağaçlarının taş-maden ocakları nedeniyle risk altında olduğunu, sedir balının risk altında olduğunu söyledik. Bir taraftan Finike Belediyesi çok güzel bir hazırlık içinde, portakal festivali planlanıyor. Ama diğer taraftan çok fazla ekonomik değeri olmayan kireç taşı nedeniyle o portakallar risk altında. Buna yerel yönetimlerce de izin verildiğini vurgulamaya çalıştık. Biz Antalya`da yaşayan insanlar olarak genelde Allah’ın bize verdikleriyle bir yere gidiyoruz ama bunları geleceğe aktaramamanın ezikliğini yaşayacağız. Finike portakalı küçük bir örnek. Birçok değerimiz talan oluyor. Borsa olarak bu konudaki duyarlılığımızı devam ettirmeye çalışacağız.”
YÖRESEL PANAYIRLARA BAKANLIK ÖNLEMİ GELİYOR
Borsalar Konseyi`nde yöresel ürünlerin panayır mantığıyla yok edildiği yönündeki sorunun da anlatıldığını belirten Ali Çandır, bu konuda sevindirici bir haber aldıklarını, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın önleyici çalışmalar için hazırlıklar başlattığını kaydetti. Hal yasasıyla ilgili yapılan eleştirilerin haklılığının ortaya çıktığını belirten Çandır, “Bakanlarımız üretimden tüketime giden evrelerin tekrar tasarlanması çalışacaklarını söylediler” dedi. Toprak Mahsulleri Ofisi`nin lisanslı depoculuğu hayata geçirecek olmasının sevindirici olduğunu kaydeden Çandır, “Bu üreticinin ürününü değerlendirilmesi için önemli bir adım” dedi.
Çandır, zincirin tüm halkalarının bir araya gelip sorunlara çözüm üretmesinin zor olmadığını bunu başarmaya çalıştıklarını ifade etti.