18/05/2024
Haberler

ATB OCAK AYI MECLİSİ TOPLANDI

Antalya Ticaret Borsası Ocak Meclisi, Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan başkanlığında toplandı. Sektörel konuların değerlendirildiği Meclis`te, Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanvekili Halil Bülbül, Borsa`nın çalışmaları hakkında bilgi verirken, ekonomik değerlendirmelerde bulundu.

Konuşmasına terörü kınayarak başlayan Halil Bülbül, “Soysuz terör saldırılarında kaybettiğimiz şehitlerimize ve sivil vatandaşlarımıza Allah`tan rahmet, geride kalanlara sabırlar diliyorum. Yaralananlara da acil şifalar diliyor, bu vesileyle terörü de bir kez daha lanetliyorum” dedi. Bülbül, erken yaşta hayatını kaybeden Koç Gurubu Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç`a Alllah`tan rahmet, ailesi ve iş dünyasına da başsağlığı diledi.

HORTUMDAN ETKİLENEN ÜRETİCİNİN ZARARI KARŞILANSIN
17 Ocak`ta özellikle Antalya`nın Demre ve Aksu ilçelerini etkisi altına alan fırtına ve hortumun tarım sektörüne verdiği zarara dikkat çeken Bülbül, yaklaşık 800 dönümlük alanda etkisini gösteren hortumun 20 Milyon TL‘nin üzerinde hasar oluşturduğunu belirtti. Afet sonrası bölgeyi inceleyerek, hasar gören üreticileri yerinde ziyaret eden ve konuyu bakanlar kurulu gündemine taşıyan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu`na teşekkür eden Bülbül, şunları kaydetti:

“Güç koşullarda üretim yapan üreticilerimizin bu afette meydana gelen zararlarının bir an önce karşılanması için TARSİM‘in çalışmalar yaptığını biliyoruz. Ancak üreticilerimizin sadece yüzde 30-35‘lik bir bölümünün seraları sigortalı. Seraları sigortalı olmayan üreticilerimizin üretimden kopmamaları için zararlarının karşılanması önem taşımaktadır. Seraları sigortalı olmayan çiftçiler için de Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından zararının karşılanmasını diliyoruz.”

HÜKÜMETTEN MÜJDELİ HABER BEKLENİYOR

Konuşmasında Rusya krizine değinen Halil Bülbül, krizin ardından 1 Ocak`ta başlatılan ithal yasağının Antalya ekonomisini etkilediğine dikkat çekti. Bülbül, “Yine ilişkilerin bu seyirde gitmesi halinde ilk 6 aylık dönemde tarımsal ihracatımız ve kentimiz ekonomisi ciddi bir darboğazın içerisine girecektir” dedi. Antalya Ticaret Borsası`nın başkanlığını yürüttüğü Antalya Tarım Konseyi’nin analizlerine göre son 13 yılda Antalya’nın ihracatının, 6 kat civarında artarak 1,1 milyar dolara yaklaştığını, aynı dönemde Antalya’nın Rusya Federasyonu’na ihracatının ise 20 kat arttığına dikkat çeken ATB Başkanvekili Bülbül, şu değerlendirmede bulundu:

“İlimiz toplam ihracatının 3’te 1’ ini Rusya Federasyonu’na gerçekleştirmektedir. Mevcut durumda Rusya Federasyonu’na yaptığımız toplam ihracatın da yüzde 80‘inini yaş meyve sebze ve kesme çiçek ürünleri oluşturmaktadır. Rakamlardan da anlaşılacağı üzere Antalya ihracatı, tarım ve turizm sektörleri başta olmak üzere kent ekonomisi üzerinde bu krizin çok daha derin ve kalıcı etkileri olacağı görülmektedir. Kısa bir zaman aralığında doğru tespitler ve yöntemlerle konuya hasiyet gösteren Antalya Tarım Konseyi’nce ilgili bakanlar ve paydaşlarla birebir görüşülmüş ve sektörümüzün darboğazdan çıkmasını sağlayacak beklentileri içeren acil önemler ve iyileştirici tedbirler dosyası kendilerine sunulmuştur. Yaşanan olaylar sonrasında direk olarak tarım sektörüne yansıyan bu durum komitelerimizde de konuştuğuz konuların başında gelmektedir. Antalyalı üreticiler, komisyoncular, tüccarlar ve ihracatçılar olarak bizlerin direncide her geçen gün daha fazla kırılmaktadır. Hükümetimizden Antalya’ya can suyu, tarım sektörüne umut olacak ve hepimizi sevindirecek müjdeli haberleri bir an evvel beklemekteyiz.”

WEB SİTESİNE 30 BİN ZİYARETÇİ
Borsa`nın çalışmalarıyla ilgili de bilgi veren Bülbül, 2014 yılında 1 milyon 380 bin TL olarak gerçekleşen işlem hacminin 2015 yılında yüzde 7 arttırarak 1 milyon 476 bin TL ‘ye çıkarıldığını belirtti. Üyelere kesintisiz ve daha hızlı hizmet verebilmek amacıyla oluşturulan kurumsal web sitesinin ulusal ve uluslararası düzeyde 30 bin üzerinde ziyaretçi aldığını belirten Bülbül, “Mobil platformlar üzerinden üyelerimizin hizmetine sunulan uygulamalarımız mobil cihazlara indirilerek 7/24 üyelerimize hizmet vermektedir. Üyelerimize daha iyi bir ortamda hizmet vermek amacıyla fiziksel şartlarında iyileştirmeler yaptığımız binamız daha modern bir hale getirilmiştir” dedi.

ÇOCUKLARI ZEYTİNPARK`TA DOĞA İLE BULUŞTURACAĞIZ
Antalya merkezde en büyük yeşil alanı Zeytinpark`ın ana projesinin hazır olduğunu, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı`nın Sit alanlarıyla ilgili çalışması nedeniyle projenin beklemede olduğunu belirten Bülbül, “Bu sürede ana proje uygulamaya girene değin ilkokul öncesi ve birinci sınıf öğrencilerini `Doğada Öğren` ilk, orta ve lise öğrencileriniyse doğru nefes alma ve yürüme teknikleri eğitimleri eşliğinde Zeytinpark’ta doğayla buluşturacağız” diye konuştu.

YÖRESEL PANAYIRLARA İZİN VERİLMESİN
Meclis üyelerine her geçen gün hedef büyüten Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX ile ilgili de bilgi veren ATB Başkanvekili Halil Bülbül, “2015 yılında başarılı bir YÖREX’i geride bırakan ve 7`ncisi hazırlıklarına başlayan Borsamız, bir taraftan fuar diğer taraftan ise yöresel ürünler ve coğrafi işaretler hakkında çalışmalarını sürdürmektedir” dedi. Yöresel ürünler adı altında kentin her yerinde yapılan sergi ve panayırların yöresel ürünlere zarar verdiğini söyleyen Bülbül, şunları söyledi:
“Kalitesi tartışılan, yöresellikten uzak ürünlerin yöresel ürünler adı altında fuar algısı oluşturularak panayır tarzında satışının yapıldığı bu organizasyonlar, yöresel ürünlerimiz hakkındaki toplumsal algıyı da olumsuz yönde etkilemektedir. Bu tip organizasyonların pazar yerlerine kadar yapılıyor olması, yerleşim yerinde işletmesi bulunan esnafımız ve tüccarımızın işlerini de olumsuz yönde etki etmektedir. Ancak, birçok ilimizde rastladığımız özellikle satış ve kâr amaçlı düzenlenen yerel yöneticiler tarafından da desteklenen bu organizasyonların kendi seçmenleri olan ticaret erbabına verdiği zararı da unutmamaları gerektiğini düşünüyoruz. Bilindiği üzere fuarlar 5174 sayılı kanun gereğince TOBB izni ile çeşitli şartlara bağlı kalınarak ve denetimlere uygun bir biçimde düzenlenmektedir. Bu dağınıklığın giderilmesi için yöresel adı kullanılarak düzenlenen bu tip organizasyonların kesinlikle fuar kapsamında yapılması ve denetime tabi tutulması hakkındaki girişimlerimiz devam etmektedir. Yine, yerel yönetimlerinde bu konuda hassas davranmalarını yöresel ürünlerin hakkının hukukunun korunması için dikkatli ve destek olmalarını beklemekteyiz.”