18/05/2024
Haberler

ATB HAZİRAN MECLİSİ TOPLANDI

Antalya Ticaret Borsası Haziran Ayı Meclisi, Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan başkanlığında toplandı. ATB Meclis Başkanı Meclisi İstanbul Havalimanı nda yaşanan terör olayını kınayarak başladı. Kayan, saldırıda hayatını kaybedenlere başsağlığı dilerken, yaralılara acil şifa, ölenlerin yakınlarına da başsağlığı diledi. Yönetimin 1 aylık çalışmalarının anlatıldığı Meclis’te Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, barışı hedef alan terör saldırılarını kınayarak konuşmasına başladı.

TERÖRE KINAMA
Yaşanan terör olayını “insanlık dışı, soysuz” olarak niteleyen Ali Çandır, “İnsanlıkla ilgisi olmayan, herhangi bir hakkı savunmakla ilgisi olmayan terör eyleminin bizim birliğimizi dirliğimizi bozmamasını diliyorum. Özellikle son 1 yıla yakın süredir kaybettiğimiz bütün canlarımızı rahmetle anıyorum. Terörün istediği noktaya gelmemesi için hepimizin elbirliği, güçbirliği yapması gerektiğine inanıyorum” diye konuştu. Siyaset kurumunun günlük kısır çekişmelerden kurtulup, ülkemize huzur gelmesi için birlikte hareket etmesi gerektiğini söyleyen Çandır, “Vatandaş olarak bizlerde moralimizi bozmamalıyız. Özellikle sosyal medyada terörün istediği gibi doğru yada yanlış görselleri paylaşarak vatandaşlarımızın moralini bozmamalıyız. En kısa sürede bu cendereden çıkmamız gerektiğine inanıyorum. Türkiye bir Ortadoğu ülkesi olmamalı, bizler teröre alışmamalıyız. Teröre karşı güçbirliği yapmalıyız” diye konuştu.

Antalya Valiliğinden merkeze çekilen Muammer Türker’e çalışmaları nedeniyle teşekkür eden Ali Çandır, Antalya Valiliği’ne atanan Münir Karaloğlu’na da başarı diledi. Kumluca ve Adrasan’da çıkan yangınlarda 650 hektar alanın zarar gördüğünü hatırlatan Çandır, “Sayın Bakanımız ve Valimizin açıklamaları yüreğimize su serpti. Sonbahardan itibaren tekrar yeşillendirmenin, orman olarak geliştirmenin yollarını arayacaklarını ifade ettiler” dedi.

EKONOMİK DEĞERLENDİRME
Açıklanan resmi rakamların Antalya da yaşanılan sıkıntıyı ortaya koyduğunu kaydeden Ali Çandır, “Zaman zaman bunu karamsarlık diye belirtenler olabiliyor. Ancak biz genelde alışkanlıklarımızla değil analizlerle hareket etmeye çalışıyoruz. Doğrudur, yanlıştır ama ekonomik veriler bize bir eğilimi, gidişatı gösteriyor” dedi.

Son 7 yıllık birinci çeyrek büyüme ortalaması üzerinden 2016’nın ilk çeyreğini değerlendiren Ali Çandır, Türkiye ortalamasında tarımın ilk çeyreğe göre biraz zayıfladığını, yüzde 4.86 olan ortalama büyümeden yüzde 2.7 ye düştüğünü kaydetti. Ticarette yüzde 6.13 ten 6.55 e gelişme olduğunu belirten Çandır, “İnşaat sektöründe önemli azalma sözkonusudur. Yani yüzde 7.74 ten 5.61 e düşmüş durumda. Milli gelirimiz ortalama büyüme olan yüzde 6.48 den, 4.81 e geriledi. Her ne kadar 4.8’lik büyüme beklentinin üzerinde olsa da geçtiğimiz 7 yıllık ilk çeyrek dönemlerin altında kalmıştır. Tabi ki bu, gerek bizim ülkemizde gerekse dünyadaki ekonomik yapıdan kaynaklanıyor” dedi.

TARIM ORTALAMANIN ALTINDA
Antalya’nın tarımda yüzde 45, ticarette yüzde 28, finansta yüzde 11 düzeyinde, ortalamanın altında kaldığını anlatan Çandır, “İnşaattaki büyüme son 6 yıllık büyümenin yüzde 7 gerisinde gerçekleşti. Harcama kalemlerinde büyümeyi tetikleyen ne diye baktığımızda; tüketimdeki artış 5.2 den 6.8 e ulaştı. Yurtdışı tüketim harcamalarımız 7.6 dan, 42.93 e yükselmiş durumda. Kamu tüketimi de yüzde 100 lük artışla 10.91 oldu. Büyümemize yansıyan ihracatın katkısı 1.59 da kalmış. Yine ithalatımızda 7.53 seviyesinde kalmıştır. Sabit yatırımlardaki büyüme ise 2016 ilk çeyrek itibariyle sıfırın altında” dedi.

BANKALARA BORÇLUYUZ
Antalya da sektörel anlamda kredilerin yüzde 56’sını turizm, yüzde 22 sini ticaret, yüzde 11’erini tarım ve inşaatın kullandığını dile getiren Çandır, açıklanan büyüme rakamlarının ekonomideki üretim ve ticaret faaliyetlerinin sonucu olduğunu söyledi. Mayıs ayı itibariyle 56 milyar lirayı bulan kredi yükü oluştuğunu kaydeden Çandır, şöyle konuştu:

“Genel ekonomik yapısı itibariyle Türkiye’nin 9 uncu sırasında olmamıza rağmen borçlu il sıralamasında 4 üncüyüz. Yani yarattığımız değerden çok daha fazla bankalara borçluyuz. Tarımsal kredilerdeki durumumuz, Türkiye ortalamasından iyi olduğumuzu gösteriyor. Türkiye’de ve Antalya’da tarımsal kredi büyümesi, 2016 ilk çeyreğinde geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 33 olmuşken, takibe düşme oranı ise aynı dönemde Türkiye’de yüzde 18, Antalya’da yüzde 15 artış olarak gerçekleşmiştir. Bunu tabi, Antalya’nın yapısı itibariyle dikkate almalıyız. Bizim kredi ve harcama bölümümüz üretim yapımızdan kaynaklı, özellikle ikinci çeyrekte ortaya çıkacak riskler barındırmaktadır. Şu anda ikinci çeyrekteyiz ve bu riski daha da hissedeceğiz. Bizim kredi talebimiz, ihtiyacımız ve takibe düşme oranımız ikinci-üçüncü çeyrekte tarımın, turizmin yansımalarından sonra daha da artıyor. Bizim sürekli vurguladığımız, bir Antalya yaklaşımına, Antalya’daki borçların yapılandırılması ihtiyacına vurgu yapmaktı. Ticarete bakarsak Türkiye’de yaklaşık yüzde 22 lik kredi büyümesi sözkonusu. Antalya’daki bu kredi büyümesi geçtiğimiz ilk çeyrekte yüzde 56 olmuş. Bu demektir ki biz bankalara daha çok borçlanmaya devam ediyoruz. Takibe düşme oranı da Türkiye’de 65, Antalya da ise yüzde 59 civarında. Bu bugün için sevindirici ama önümüzdeki günler ne getirecek merakla bekliyoruz. Daha doğrusu biraz kaygılıyız ve bunları destek istemek için dile getiriyorum.”

PROTESTOLU ÇEKTE ORTALAMININ ÜZERİNDEYİZ
Antalya inşaat sektörünün de borç sarmalı içinde olduğunu belirten Çandır, protestolu senet ve çek büyümesinde ilk 5 aylık dönemde Antalya da tutar olarak yüzde 73 lük, adet olarak yüzde 31 lik artış var. Bunda da Türkiye ortalamasının üzerindeyiz. Türkiye ilk 5 ayda adet olarak yüzde 39 olan miktar Antalya da iki katı civarında. Tabi bunutamamen çek- senet yasasındaki olumsuzluğa bağlamak doğru değil. Ekonomideki durgunluğun sonucu diye bakıyoruz” dedi.

ÇARE ANTALYA YAKLAŞIMI
Antalya da yaş meyve ve sebze ihracatında 5 ayda yüzde 25 düşüş olduğuna dikkat çeken Çandır, “Biz bu daralmayı 2011 ve 2012 yıllarında yüzde 9 gibi yaşamıştık. 2015 te yüzde 8.5, 2016 da yüzde 25 lik daralma var. Yine bütün tarımsal ihracatımızda Türkiye genelinde yüzde 4.2 olan azalışı, Antalya da 8.4 olarak yaşadık. Antalya’nın toplam ihracatında geçtiğimiz 5 aylık döneme göre yüzde 6.1 lik azalış var. Geçen yılki 9.7 lik azalışı gördükten sonra ikinci en kötü azalış olarak gözümüze çarpıyor. Bu rakamları moral bozmak için söylemiyoruz, bu kente inanıyoruz, kurulu kapasitesine de inanıyoruz. Ama içinde bulunduğumuz borç sarmalından dumura uğrama riskinden bizi kurtaracak bir “Antalya Yaklaşımına” ihtiyacımız var” diye konuştu.

ANTALYA DURURSA TÜRKİYE DURUR
“Antalya durursa Türkiye durur” sözünü sık sık kullandığını kaydeden Çandır, “Bazen bunu anlatmakta güçlük çekiyorum. Çünkü Antalya gerçekten ülkenin cari açığına yaptığı gerçek katkıyla, ticarete verdiği destekle, kamuya aktardığı kaynakla önemli rol üstleniyor. Türkiye ekonomisinde geçmişten bugüne kadar ne oldu diye baktığımızda kamuya aktardığımız ile kamudan aldıklarımız arasındaki fark. Biz yıllardır kamuya 10 birim katkı yaparken, kamudan 1 yatırım almaktayız.. Elbette ülkenin yapısına baktığımızda bütün şehirler yatırdığını almak durumunda değil. Ama şu anda içinde bulunduğumuz durumda bizim devletimizden bu desteği alma ihtiyacımız var. Bu kurulu kapasiteyi harekete geçiremezsek bundan sonra daha zor günler bizi bekliyor. Bu konuda da karamsarlık sözkonusu değil. Çünkü biz Antalya’ya güveniyor, inanıyoruz” dedi.

UMUTSUZ OLMA LÜKSÜMÜZ YOK
Yılın ilk çeyreği ve ilk beş ayı gerçekleşmeleri itibariyle Antalya’nın üretim ve ticaret faaliyetleri Türkiye ile karşılaştırıldığında ortaya genel olarak başarılı bir tablonun çıkmadığını söyleyen Çandır, “Bu gerçekleşmeleri hepimiz yaşamaktayız ve güncel olarak da derinden hissetmekteyiz. Kısaca durumumuz iç açıcı değildir. Tüm bu gerçeklere rağmen çözümsüz ve umutsuz olmamız gibi bir lüksümüzde yoktur. Bizler temsil ettiğimiz kurumların geçmişi ve birikimiyle yaraları gösterdiğimiz gibi merhemi de önerme sorumluluğuna sahip bulunmalıyız. Görev yaptığımız süre içerisinde bu sorumluluktan hiçbir şekilde kaçınmadık ve görmezden gelmedik” dedi.

ŞİMDİ ANTALYA ZAMANINA DESTEK İSTEDİ
Ali Çandır, yaşanan krizin birlikte hareket ederek aşılabileceğini vurguladı. Antalya Ticaret olarak “Şimdi Antalya Zamanı” kampanyası başlattıklarını hatırlatan Çandır, şunları söyledi:
“Çünkü biz bu kente sahibiz diyoruz, biz bu kente aidiz diyoruz, biz bu kente üstümüze vazife olsa da olmasa da bu kentin her türlü konusuna sahip çıkmamız gerekir diye düşünüyoruz. Onun için “Şimdi Antalya Zamanı” kampanyasını yürütüyoruz. Bu kampanyanın çevre bulması ve insanların bu kampanyayı sahiplenmesini bekliyoruz. Bunun için “Şimdi Antalya Zamanı” diyerek gerek kamudan taleplerimizi, gerek özel sektörden taleplerimizi dile getirmemiz gerektiğine inanıyorum.”

Şimdi Antalya Zamanı na özel sektörün vereceği desteğin önemine vurgu yapan Ali Çandır, “Antalya’ya milyonlarca yolcu taşıyan yerli havayollarımız, uluslararası alanda yaptığı kampanyalardan birini niye Antalya’da yapmasın? Gidiş sizden dönüş bizden kampanyası ile Antalya ya gelen sayısını artıramazlar mı? Yine turizm sektörümüz 3 gün kalan 1 gün misafirimiz kampanyası başlatabilir. Yine havayolları kış aşlarında uyguladığı tarifeleri yazın da uygulayabilir, Antalya’nın hareketliliği sağlanabilir. Çünkü gerçekten “Şimdi Antalya Zamanı”, çünkü Antalya’nın kurulu kapasitesi var, çünkü Antalya’nın yetişmiş iş gücü var, işi bilen insanları var. O nedenle Şimdi Antalya Zamanını desteklememiz gerekir” diye konuştu.
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel ve birlikte çalıştığı ekibe, 5 ülkede Antalya tanıtımı için yürüttüğü faaliyetler nedeniyle teşekkür eden Çandır, Antalya nın tanıtımın yanında lobi faaliyetine ihtiyacı olduğunu vurguladı. Antalya da ticari hareketliliği sağlamak için çeşitli faaliyetler sürdürüldüğünü söyleyen Çandır, ATB nin de destek verdiği Alışveriş Festivali nin esnaf ve vatandaş tarafından sahip çıkılmadığını belirtti. Çandır, “Antalya’da ne oluyorsa bizim buna sahip çıkma sorumluluğumuz var. Çünkü biz bu kentten besleniyoruz, bu kentin bize verdikleriyle bugünlere geldik” dedi.

İÇERİDE DE NORMALLEŞELİM
Türkiye’nin uluslararası ilişkilerde normalleşme için attığı adımların memnuniyet verici olduğunu söyleyen Çandır, “Yaşadığımız olumsuzluklarda çıkaracağımız elbette önemli dersler var ama sevindirici olan taraflar da var. Gerilen ilişkiler sonucunda ülkelerin halkları arasında bir husumet oluşmadı, bu bizim için en önemli kazanım, önemli bir teselli oldu. Bugünden yarına her şey düzelmeyecek ama umutlarımızın artırması önemli bir konu. Elbette geçmişten ders alacağız. Bir musibet bin nasihatten iyidir. Bizler yine pazar çalışmalarımıza devam edeceğiz, pazardaki yerimizi eskisinden daha güçlü almanın yollarını bulacağız” diye konuştu.

Uluslararası alandaki normalleşmenin Türkiye’ye de yansımasını dileyen Çandır, “Çünkü gerek insanlarımız arasında, gerek siyaset kurumu içinde yaşanan anormal durumun normalleşmesi gerekiyor. Dileğimiz odur ki; uluslararası alanda başlayan normalleşme süreci ülkemiz içinde de olur. Biz biraz daha ülkemize odaklanıp, kısır çekişmelerden kurtulup yarınlara daha umutla bakmalıyız” dedi.

BAŞBAKAN A TEŞEKKÜR
Başbakan Binali Yıldırım a Grup Toplantısı ndaki tarımla ilgili sözleri nedeniyle teşekkür eden Ali Çandır, tarımdaki 60 ın üzerindeki destek kaleminin tek kalemi indirilmesi yönündeki çalışmayı olumlu karşıladıklarını söyledi. Tarımla ilgili bazı beklentilerini de dile getiren Çandır, hububat sektörünün fiyatların sezondan önce açıklanmasını beklediğini söyleyen Çandır, “Yangından sonra gelen itfaiye gibi olmasın, hasat öncesinde hububat fiyatlarının açıklanmasını talep ediyoruz. Çiftçi buğdayını ekmeden ne kadar teşvik alacağını bilmeli” dedi.

HAYVAN BORSASI BAYRAMDAN SONRA
ATB Başkanı Ali Çandır, Hayvan Borsası nın projelerinin hazır olduğunu, teknik olarak nasıl hayata geçirileceği noktasında Ramazan Bayramı ndan sonra ANET le masaya oturacaklarını bildirdi. Çandır, “Bayramdan sonra birinci gündem maddemiz Hayvan Borsası olacak” dedi.
Önümüzdeki hafta kutlanacak Ramazan Bayramı nın hayırlara vesile olmasını dileyen Çandır, Meclis ve Komite Üyelerine Ramazan ayında gıda paketlerini ihtiyaç sahiplerine usulüne uygun ulaştırdıkları için teşekkür etti.
Antalya Ticaret Borsası Haziran ayı Meclisi, Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan başkanlığında toplandı. ATB Meclis Başkanı Meclisi İstanbul Havalimanı nda yaşanan terör olayını kınayarak başladı. Kayan, saldırıda hayatını kaybedenlere başsağlığı dilerken, yaralılara acil şifa, ölenlerin yakınlarına da başsağlığı diledi. Yönetimin 1 aylık çalışmalarının anlatıldığı Meclis te Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, barışı hedef alan terör saldırılarını kınayarak konuşmasına başladı.

TERÖRE KINAMA
Yaşanan terör olayını “insanlık dışı, soysuz” olarak niteleyen Ali Çandır, “İnsanlıkla ilgisi olmayan, herhangi bir hakkı savunmakla ilgisi olmayan terör eyleminin bizim birliğimizi dirliğimizi bozmamasını diliyorum. Özellikle son 1 yıla yakın süredir kaybettiğimiz bütün canlarımızı rahmetle anıyorum. Terörün istediği noktaya gelmemesi için hepimizin elbirliği, güçbirliği yapması gerektiğine inanıyorum” diye konuştu. Siyaset kurumunun günlük kısır çekişmelerden kurtulup, ülkemize huzur gelmesi için birlikte hareket etmesi gerektiğini söyleyen Çandır, “Vatandaş olarak bizlerde moralimizi bozmamalıyız. Özellikle sosyal medyada terörün istediği gibi doğru yada yanlış görselleri paylaşarak vatandaşlarımızın morallerini bozmamalıyız. En kısa sürede bu cendereden çıkmamız gerektiğine inanıyorum. Türkiye bir Ortadoğu ülkesi olmamalı, bizler teröre alışmamalıyız. Teröre karşı güçbirliği yapmalıyız” diye konuştu.
Antalya Valiliğinden merkeze çekilen Muammer Türker e çalışmaları nedeniyle teşekkür eden Ali Çandır, Antalya Valiliği ne atanan Münir Karaloğlu na da başarı diledi. Kumluca ve Adrasan da çıkan yangınlarda 650 hektar alanın zarar gördüğünü hatırlatan Çandır, “Sayın Bakanımız ve Valimizin açıklamaları yüreğimize su serpti. Sonbahardan itibaren tekrar yeşillendirmenin, orman olarak geliştirmenin yollarını arayacaklarını ifade ettiler” dedi.

EKONOMİK DEĞERLENDİRME
Açıklanan resmi rakamların Antalya da yaşanılan sıkıntıyı ortaya koyduğunu kaydeden Ali Çandır, “Zaman zaman bunu karamsarlık diye belirtenler olabiliyor. Ancak biz genelde alışkanlıklarımızla değil analizlerle hareket etmeye çalışıyoruz. Doğrudur, yanlıştır ama ekonomik veriler bize bir eğilimi, gidişatı gösteriyor” dedi.

Son 7 yıllık birinci çeyrek büyüme ortalaması üzerinden 2016 nın ilk çeyreğini değerlendiren Ali Çandır, Türkiye ortalamasında tarımın ilk çeyreğe göre biraz zayıfladığını, 4.86 dan 2.7 ye düştüğünü kaydetti. Ticarette 6.13 ten 6.55 e gelişme olduğunu belirten Çandır, “İnşaat sektöründe önemli azalma sözkonusu. 7.74 ten 5.61 e düşmüş durumda. Milli gelirimiz 6.48 den 4.81 e geriledi. Her ne kadar 4.8 lik büyüme beklentinin üzerinde olsa da geçtiğimiz 7 yıllık ilk çeyrek dönemlerin altında kalmıştır. Tabi ki bu gerek bizim ülkemizde gerekse dünyadaki ekonomik yapıdan kaynaklanıyor” dedi.

TARIM ORTALAMANIN ALTINDA
Antalya nın tarımda yüzde 45, ticarette yüzde 28, finansta yüzde 11 düzeyinde ortalamanın altında kaldığını anlatan Çandır, “İnşaattaki büyüme son 6 yıllık büyümenin yüzde 7 gerisinde gerçekleşti. Harcama kalemlerinde büyümeyi tetikleyen ne diye baktığımızda, tüketimdeki artış 5.2 den 6.8 e ulaştı. Yurtdışı tüketim harcamalarımız 7.6 dan 42.93 e yükselmiş durumda. Kamu tüketimi de yüzde 100 lük artışla 10.91 oldu. Büyümemize yansıyan ihracatın katkısı 1.59 da kalmış. Yine ithalatımızda 7.53 seviyesinde kalmıştır. Sabit yatırımlardaki büyüme ise 2016 ilk çeyrek itibariyle sıfırın altında” dedi.

BANKALARA BORÇLUYUZ

Antalya da sektörel anlamda kredilerin yüzde 56 sını turizm, yüzde 22 sini ticaret, yüzde 11 erini tarım ve inşaatın kullandığını dile getiren Çandır, açıklanan büyüme rakamlarının ekonomideki üretim ve ticaret faaliyetlerinin sonucu olduğunu söyledi. Mayıs ayı itibariyle 56 milyar lirayı bulan kredi yükü oluştuğunu kaydeden Çandır, şöyle konuştu:

“Ekonomi olarak Türkiye nin 9 uncu sırasında olmamıza rağmen borçlu il sıralamasında 4 üncüyüz. Yani yarattığımız değerden çok daha fazla bankalara borçluyuz. Tarımsal kredilerde durumumuz Türkiye den iyi olduğumuzu gösteriyor. Türkiye de tarımsal kredilerin yüzde 33 te, Antalya da ise yüzde 18 de olduğunu görüyoruz. Takipteki durumda Türkiye de yüzde 33, Antalya da yüzde 15 civarında arttığını görüyoruz. Bu tabi Antalya nın yapısı itibariyle dikkate alırsak bizim kredi ve harcama bölümümüz üretim yapımızdan kaynaklı, özellikle ikinci dönemde ortaya çıkacak. Şu an ikinci çeyrekteyiz ve bunları daha da hissedeceğiz. Bizim kredi talebimiz, ihtiyacımız ve takibe düşme oranımız ikinci-üçüncü çeyrekten sonra tarımın, turizmin yansımalarından sonra daha da artıyor. Bizim sürekli vurguladığımız, bir Antalya yaklaşımına, Antalya daki borçların yapılandırılması ihtiyacına vurgu yapmaktı. Ticarete bakarsak Türkiye de yaklaşık yüzde 22 lik kredi büyümesi sözkonusu. Antalya daki bu kredi büyümesi geçtiğimiz ilk çeyrekte yüzde 56 olmuş. Bu demekki biz daha çok bankalara borçlanmaya devam ediyoruz. Takibe düşme oranı da Türkiye de 65, Antalya da yüzde 59 civarında. Bu bugün için sevindirici ama önümüzdeki günler ne getirecek merakla bekliyoruz. Daha doğrusu biraz kaygılıyız ve bunları destek istemek için dile getiriyorum.”

PROTESTOLU ÇEKTE ORTALAMININ ÜZERİNDEYİZ
Antalya inşaat sektörünün de borç sarmalı içinde olduğunu belirten Çandır, protestolu senet ve çek büyümesinde ilk 5 aylık dönemde Antalya da tutar olarak yüzde 73 lük, adet olarak yüzde 31 lik artış var. Bunda da Türkiye ortalamasının üzerindeyiz. Türkiye ilk 5 ayda adet olarak yüzde 39 olan miktar Antalya da iki katı civarında. Tabi bunu çek- senet yasasındaki olumsuzluk temel sebep olarak değerlendirebiliyoruz. Sadece çek- senet yasasındaki olumsuzluğa bağlamak doğru değil. Ekonomideki durgunluğun sonucu diye bakıyoruz” dedi.

ÇARE ANTALYA YAKLAŞIMI
Antalya da yaş meyve ve sebze ihracatında 5 ayda yüzde 25 düşüş olduğuna dikkat çeken Çandır, “Biz bu daralmayı 2011 ve 2012 yıllarında yüzde 9 gibi yaşamıştık. 2015 te yüzde 8.5, 2016 da yüzde 25 lik daralma var. Yine bütün tarımsal ihracatımızda Türkiye genelinde yüzde 4.2 olan azalışı, Antalya da 8.4 olarak yaşadık. Antalya nın toplam ihracatında geçtiğimiz 5 aylık döneme göre yüzde 6.1 lik azalış var. Geçen yılki 9.7 lik azalışı gördükten sonra ikinci en kötü azalış olarak gözümüze çarpıyor. Bu rakamları moral bozmak için söylemiyoruz, bu kente inanıyoruz, kurulu kapasitesine de inanıyoruz. Ama içinde bulunduğumuz borç sarmalından dumura uğrama riskinden bizi kurtaracak bir Antalya yaklaşımına ihtiyacımız var” diye konuştu.

ANTALYA DURURSA TÜRKİYE DURUR
Antalya durursa Türkiye durur sözünü sık sık kullandığını kaydeden Çandır, “Bazen bunu anlatmakta güçlük çekiyorum. Çünkü Antalya gerçekten ülkenin cari açığına yaptığı katkıyla ticarete verdiği destekle, kamuya aktardığı kaynakla önemli rol üstleniyor. Türkiye ekonomisinde geçmişten bugüne kadar ne oldu diye baktığımızda kamuya aktardığımızla kamudan aldıklarımız arasındaki fark. Biz yıllardır kamuya 10 katkı yaparken, kamunun bizim verdiğimizden 1 i Antalya ya yatırım olarak döndü. Elbette ülkenin yapısına baktığımızda bütün şehirler yatırdığını almak durumunda değil. Ama şu anda içinde bulunduğumuz durumda bizim devletimizden bu desteği alma ihtiyacımız var. Bu kurulu kapasiteyi harekete geçiremezsek bundan sonra daha zor günler bizi bekliyor. Bu konuda da karamsarlık sözkonusu değil. Çünkü biz Antalya ya güveniyor, inanıyoruz” dedi.

UMUTSUZ OLMA LÜKSÜMÜZ YOK
Yılın ilk çeyreği ve ilk beş ayı gerçekleşmeleri itibariyle Antalya’nın üretim ve ticaret faaliyetleri Türkiye ile karşılaştırıldığında ortaya genel olarak başarılı bir tablonun çıkmadığını söyleyen Çandır, “Bu gerçekleşmeleri hepimiz yaşamaktayız ve güncel olarak da derinden hissetmekteyiz. Kısaca durumumuz iç açıcı değildir. Tüm bu gerçeklere rağmen çözümsüz ve umutsuz olmamız gibi bir lüksümüzde yoktur. Bizler temsil ettiğimiz kurumların geçmişi ve birikimiyle yaraları gösterdiğimiz gibi merhemi de önerme sorumluluğuna sahip bulunmalıyız. Görev yaptığımız süre içerisinde bu sorumluluktan hiçbir şekilde kaçınmadık ve görmezden gelmedik” dedi.

ŞİMDİ ANTALYA ZAMANINA DESTEK İSTEDİ
Ali Çandır, yaşanan krizin birlikte hareket ederek aşılabileceğini vurguladı. Antalya Ticaret olarak “Şimdi Antalya Zamanı” kampanyası başlattıklarını hatırlatan Çandır, şunları söyledi:
“Çünkü biz bu kente sahibiz diyoruz, biz bu kente aidiz diyoruz, biz bu kente üstümüze vazife olsa da olmasa da bu kentin her türlü konusuna sahip çıkmamız gerekir diye düşünüyoruz. Onun için Şimdi Antalya Zamanı kampanyasını yürütüyoruz. Bu kampanyanın çevre bulması ve insanların bu kampanyayı sahiplenmesini bekliyoruz. Bunun için Şimdi Antalya Zamanı diyerek gerek kamudan taleplerimizi, gerek özel sektörden taleplerimizi dile getirmemiz gerektiğine inanıyorum.”
Şimdi Antalya Zamanı na özel sektörün vereceği desteğin önemine vurgu yapan Ali Çandır, “Antalya ya milyonlarca yolcu taşıyan yerli havayollarımız, uluslararası alanda yaptığı kampanyalardan birini niye Antalya da yapmasın. Gidiş sizden dönüş bizden kampanyası ile Antalya ya gelen sayısını artıramazlar mı? Yine turizm sektörümüz 3 gün kalan 1 gün misafirimiz kampanyası başlatabilir. Yine havayolları kış aşlarında uyguladığı tarifeleri yazın da uygulayabilir, Antalya nın hareketliliği sağlanabilir. Çünkü gerçekten Şimdi Antalya Zamanı, çünkü Antalya nın kurulu kapasitesi var, çünkü Antalya nın yetişmiş iş gücü var işi bilen insanları var. O nedenle Şimdi Antalya Zamanını desteklememiz gerekir” diye konuştu.
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel ve birlikte çalıştığı ekibe, 5 ülkede Antalya tanıtımı için yürüttüğü faaliyetler nedeniyle teşekkür eden Çandır, Antalya nın tanıtımın yanında lobi faaliyetine ihtiyacı olduğunu vurguladı.
Antalya da ticari hareketliliği sağlamak için çeşitli faaliyetler sürdürüldüğünü söyleyen Çandır, ATB nin de destek verdiği Alışveriş Festivali nin esnaf ve vatandaş tarafından sahip çıkılmadığını belirtti. Çandır, “Antalya da ne oluyorsa bizim buna sahip çıkma sorumluluğumuz var. Çünkü biz bu kentten besleniyoruz, bu kentin bize verdikleriyle bugünlere geldik” dedi.
İÇERİDE DE NORMALLEŞELİM
Türkiye nin uluslararası ilişkilerde normalleşme için attığı adımların memnuniyet verici olduğunu söyleyen Çandır, “Yaşadığımız olumsuzluklarda çıkaracağımız elbette önemli dersler var ama sevindirici olan taraflar da var. Gerilen ilişkiler sonucunda ülkelerin halkları arasında bir husumet oluşmadı, bu bizim için en önemli kazanım, önemli bir teselli oldu. Bugünden yarına her şey düzelmeyecek ama umutlarımızın artırması önemli bir konu. Elbette geçmişten ders alacağız. Bir musibet bin nasihatten iyidir. Bizler yine pazar çalışmalarımıza devam edeceğiz, pazardaki yerimizi eskisinden daha güçlü almanın yollarını bulacağız” diye konuştu.
Uluslararası alandaki normalleşmenin Türkiye ye de yansımasını dileyen Çandır, “Çünkü gerek insanlarımız arasında, gerek siyaset kurumu içinde yaşanan anormal durumun normalleşmesi gerekiyor. Dileğimiz odur ki; uluslararası alanda başlayan normalleşme süreci ülkemiz içinde de olur. Biz biraz daha ülkemize odaklanıp, kısır çekişmelerden kurtulup yarınlara daha umutla bakmalıyız” dedi.
BAŞBAKAN A TEŞEKKÜR
Başbakan Binali Yıldırım a Grup Toplantısı ndaki tarımla ilgili sözleri nedeniyle teşekkür eden Ali Çandır, tarımdaki 60 ın üzerindeki destek kaleminin tek kalemi indirilmesi yönündeki çalışmayı olumlu karşıladıklarını söyledi.
Tarımla ilgili bazı beklentilerini de dile getiren Çandır, hububat sektörünün fiyatların sezondan önce açıklanmasını beklediğini söyleyen Çandır, “Yangından sonra gelen itfaiye gibi olmasın, hasat öncesinde hububat fiyatlarının açıklanmasını talep ediyoruz. Çiftçi buğdayını ekmeden ne kadar teşvik alacağını bilmeli” dedi.
HAYVAN BORSASI BAYRAMDAN SONRA
ATB Başkanı Ali Çandır, Hayvan Borsası nın projelerinin hazır olduğunu, teknik olarak nasıl hayata geçirileceği noktasında Ramazan Bayramı ndan sonra ANET le masaya oturacaklarını bildirdi. Çandır, “Bayramdan sonra birinci gündem maddemiz Hayvan Borsası olacak” dedi.
Önümüzdeki hafta kutlanacak Ramazan Bayramı nın hayırlara vesile olmasını dileyen Çandır, Meclis ve Komite Üyelerine Ramazan ayında gıda paketlerini ihtiyaç sahiplerine usulüne uygun ulaştırdıkları için teşekkür etti.