04/03/2024
Haberler

ATB EYLÜL AYI MECLİSİ TOPLANDI

Antalya Ticaret Borsası Eylül ayı Meclisi, Meclis başkanı Hüseyin Cahit Kayan başkanlığında toplandı. Yönetimin bir aylık çalışması hakkında bilgi verilen mecliste, ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, ekonomiye ve gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Terör olaylarını kınayarak konuşmasına başlayan Çandır, şunları kaydetti:

TERÖRE KINAMA

“Soysuz terör eylemleri can almaya devam ediyor. Bir insanlık suçu olan terör saldırılarında hayatlarını kaybeden sivil vatandaşlarımıza, askerlerimize ve polislerimize Allahtan rahmet, geride kalanlara sabırlar diliyorum. Başta Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) olmak üzere Türkiye’nin 250 sivil toplum ve meslek örgütünü bir araya getiren ve hep bir ağızdan haykırdığımız, “Teröre hayır, kardeşliğe evet” buluşmasında yerimizi aldık. 12000 yıllık medeniyetimizin eşsiz bir zenginlikle harmanladığı kimliklerimizi ve bu topraklara olan aidiyetimizi bir kez daha cümle aleme gösterdik. Bir insanlık utancı olan terörün, kadim kardeşliğimize nifak sokamayacağını yine bütün dünyaya ilan ettik.”

EKONOMİK GELİŞMELER İÇ AÇICI DEĞİL

Ekonomi ile ilgili gelişmelerin iç açıcı olmadığını ifade eden Çandır, şu değerlendirmede bulundu:

“Birçok konuda olduğu gibi ekonomiye bakışta da karamsarlar ve iyimserler diye bir kutuplaşma durumunu yaşıyoruz. Bizler korkaklığa giden bir karamsarlık ya da hayalperestliğe, hurafeye giden bir iyimserlik içerisinde olamayız. Bizler her koşulda, bu iki uç durumdan uzak bir konumda olmalıyız. Hepimiz için doğru algılayış; kararlı bir karamsarlık ve gerçekçi bir iyimserlik içinde kalmaktır. Yani demem o ki, ister siyasetin kendi kendini kilitleyerek düştüğü vasat siyaset tuzağı yüzünden olsun, ister küresel ekonomik koşulların olumsuzluğu yüzünden olsun, isterse yıllara yayılmış ekonomi politikalardaki yanlışlıklar yüzünden olsun; içinde bulunduğumuz durum hiç iç açıcı değildir.

Ancak geleceğe ait gerçekçi beklentilerimizin de iyimser olmaması için hiçbir nedenimiz yoktur. Zira uzun bir süredir harekete geçirmekten alıkoyduğumuz potansiyelimiz ve sahip olduğumuz dinamikler, ekonomimiz ve sektörümüz bakımından ciddi fırsatları da bünyesinde barındırmaktadır. Mevcut durumda net ihracatımız katma değer yaratamamakta ve büyümeye pozitif katkı sağlayamamaktadır. İş gücüne katılımı karşılayacak düzeyde bile istihdam yaratamamaktayız. Yaşadığımız enflasyonla uyumlu olmayan ve iki haneye oturmuş faizle karşı karşıyayız. Küresel piyasalardaki aşırı bol dövizin yüksek reel faizle ülkeye sokularak ucuz tutulan dövizin, şimdilerde hızlı yükseldiği dönemden geçmekteyiz. Son yedi yıldır kötüleşerek dibe oturan tüketici güven endeksi ve reel ekonomi güven endeksiyle teyit edilen iç talep daralması ile karşı karşıyayız. Diğer taraftan küresel piyasalarda da benzer bir talep daralması yaşamaktayız. Tüm bu zorluklara rağmen ekonomimiz ve sektörümüz, direncini elinden geldiğince korumaya çalışmaktadır.”

SEKTÖR AYAKTA KALMA SAVAŞI VERİYOR

Dünya ekonomisinin iyiye gitmediğini, döviz fiyatlarının uçtuğunu belirten Ali Çandır, “Hal böyleyken sektörümüz ayakta kalma savaşı vermektedir. Bizler, zor koşullara karşı direncimizi artırma gayretinden başka bir çaba içerisine girememekteyiz. Yıllardır ülkeyi ve sektörü yönetenlere bulduğumuz her fırsatta, ısrarla belirttiğimiz tarım sektörünün stratejik konuma getirilmesi talebimiz, nihayet BM’de de ana gündem maddelerinden biri olmuştur. Buradan mevcut ve gelecek yöneticilerimize bir kez daha seslenmeyi görev addediyoruz ki; tarım sektörü ülkemiz, bölgemiz ve kentimiz için stratejik konumdadır. Sektörümüzle ilgili politikaların ve kararların bu odaklanmayla üretilmesini talep ediyoruz. Sektörümüz bunu uzun bir süredir hak etmektedir” diye konuştu.

Antalya Ticaret Borsası Meslek Komitelerinin çalışmaları hakkında da bilgi veren çandır, komitelerde tahsilatta yaşanan sıkıntıya dikkat çekildiğini belirtti. Çandır, “Piyasa da yaşanan bozulmanın üzerine tahsilat sorunlarının eklenmesiyle üyelerimiz ilave sıkıntılarla karşı karşıya kalmış durumdadırlar” dedi.

KARŞILIKSIZ ÇEK ÇÖZÜM BEKLİYOR

Ağustos ayında adet ve tutar bazında en fazla karşılıksız çek işlemi yapılan iller sıralamasında İstanbul, Ankara ve İzmir’in ardından Antalya`nın 4. sırada yer aldığını belirten Çandır, şunları kaydetti:

“Üyelerimiz bu duruma çözüm bulunmasını talep etmektedirler. Birliğimizin (TOBB) çabaları sonucunda 15 Haziran’da karekodlu çek uygulamasına başlanıldı. Karekodlu çek özellikle keşidecinin geçmiş dönemlerdeki ödeme alışkanlıkları ve çekin güvenilirliği hakkında ön bilgiler sunmaktadır. Tüm bu gelişmeleri olumlu buluyor emeği geçenlere teşekkürlerimizi sunuyoruz. Ancak son dönemdeki olumsuz veriler ortadır. Riskin daha da azaltılması ve ödeme alışkanlığının arttırılmasına yönelik olarak hukuki düzenlemelerin getirilmesi kaçınılmazdır. Ticari hayatımızda önemli bir paya sahip olan vadeli alım-satımlarda önemli bir finansman kaynağı olan çek sistemini daha güvenli hale getirilecek hukuki düzenlemelerin yapılması, karşılıksız çek sunanlara karşı caydırıcı yasal prosedürlerin uygulanması zaruri bir hal almıştır.”

Durgun giden turizm sektörünün de sektörü olumsuz etkilediğine dikkat çeken Ali Çandır, “Bir başka sorun ise turizme bağlı olarak sektörümüzde faaliyet gösteren üyelerimizin satışlarındaki düşüşün sezon boyunca devam ettiği komitelerimiz aracılığıyla dile getirilmektedir. Üyelerimiz sezon sonuna kalacak alacaklarının aksamasından da endişe etmektedirler” diye konuştu.

HAL YASASI YARAYA ÇARE OLMADI

Kamuoyunda “Hal Yasası” olarak bilinen Kanun ile hedeflenen kayıt dışılığı engelleyemediğine dikkat çeken Çandır, “Kanun sonrası gelişmeleri izlemek amacıyla çalışmalar yapan 3.Meslek Komitesi üyelerimiz 2013, 2014 ve içerisinde bulunduğumuz 2015 yılında ilgili kanun sonrası halen kayıt dışılığın kanun öncesine yakın oranda devam ettiğini ifade ederek, Kanunun yıllardır kanayan yaraya çare olmadığı kanaati oluştuğunu dillendirmektedirler” dedi.

ZEYTİNPARK KENTE KAZANDIRILIYOR

Vakıflar Genel Müdürlüğü`nden kiralanan 2630 dönümlük Vakıf Zeytinliği ile ilgili de bilgi veren Çandır, bölgedeki çalışmaların aralıksız devam ettiğini söyledi. Çandır, “Zeytinpark A.Ş. için hazırladığımız projemiz Çevre Şehircilik Bakanlığı`nın sit alanları ile ilgili yürüttüğü çalışmanın henüz bitmemesi nedeniyle hayata geçmeyi beklemektedir. Koruma kuruluna projemizi tekrar sunmak için, bu çalışmanın bir an önce bitmesini dört gözle beklemekteyiz” dedi. Zeytinpark A.Ş‘de bakım, iyileştirme ve koruma altına alma işlemlerinin büyük ölçüde tamamlandığını bildiren Çandır, “Şehrimizin akciğeri konumundaki bu alandan halkımızı daha fazla mahrum etmemek, bu ender alanı çocuklarımız ve gençlerimiz başta olmak üzere Antalyalıların kullanımına açmak için hazırladığımız doğada öğren ve doğa yürüyüşleri ile ilgili projemizi Sayın Valimize sunduk. Kendilerinin de destekleriyle İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzle birlikte projemizi önümüzdeki günlerde sizlerle paylaşacağız. Bu fırsatla tüm meclis üyelerimize, yerel yönetimlerimize, sivil toplum örgütleri ile özel sektörümüze, bu alanın Antalya’ya kazandırılması için bize verdikleri destek için şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.

İŞİMİZE AŞIMIZA YÖREX`YE SAHİP ÇIKIYORUZ

Bu yıl 6`ncısı düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX`le ilgili de Meclis üyelerine bilgi veren Çandır, üretimden vazgeçme durumda olan üreticiyi cesaretlendirmek, kıyıda köşede kalmış ürünleri gün yüzüne çıkartmak, unutulmaya yüz tutan ürünleri önce kendi insanımıza daha sonrada dünyaya tanıtmak, kırsal kalkınmaya ve yerinde istihdama destek olmak, coğrafi işaret ile yöresel ürünlerin hakkını hukukunu korumak amacıyla YÖREX`i düzenlediklerini söyledi. Çandır, “Kısaca bizim işimiz aşımız emeğimiz olan bu ürünlere sahip çıkmak ve gelecek nesillere bu paha biçilmez emanetleri devretmek için çalışıyoruz. Bu uğurda katkılarını esirgemeyen başta TOBB Başkanımız Sayın Rıfat Hisarcıklıoğlu olmak üzere tüm kurum, kuruluş ve firmalarımıza teşekkür ederim” dedi. Anadolu`yu EXPO Center`da 10 bin metrekarede buluşturacaklarını belirten Çandır, “YÖREX ’i ziyaret edenleri çocukluğuna, belki ayrılmak zorunda kalıp uzaklaştığı memleketine, yöresine ve özlediği ürünlerle hasret gidererek ülkemizin değerlerine sahip çıkmaya davet ediyoruz” dedi.

ASPENDOS`TAKİ MERMER

ATB Başkanı Ali Çandır, kentin önemli güncel konularından birinin de Aspendos`taki mermer konusu olduğunu belirterek, şöyle konuştu:

“Bununla ilgili biz sizlerin de desteğiyle yöresel ürünlerle ilgili çok çaba sarfediyoruz. Türkiye`de coğrafi işaret alacak 3 bin 500 yöresel ürünümüz var derken, bu tartışmalar başlayınca bize bazı arkadaşlarımızdan talepler gelmeye başladı. Biliyorsunuz Korkuteli`nde karyağdı armuduna coğrafi işaret almak için çaba sarf ediyoruz. Aspendos`la gündeme gelen `Korkuteli beyazı bejine de coğrafi işaret alır mısınız` diye talepler gelmeye başladı. Bu yöresel ürünler anlamında sevindirici, ama yine de Antalya`nın önemli tarım topraklarının bir maden uğruna delik deşik edilmesine gönlümüz razı gelmez. Bu konuyu değerlendireceğiz.”

ÇEK YASASI

Meclis`te üyeler Çek Yasası ve Hal Yasası`yla ilgili görüşlerini dile getirdi. Meclis üyesi Ata Sönmez, “Bundan önceki yasa daha iyiydi” diye görüş bildirirken, Meclis Üyesi Mustafa Çetin, çek yasası nedeniyle yaş meyve sebze sektöründe düzensizlikler oluşmaya başladığını söyledi. Çetin, Hal Yasası`yla ilgili de “Bizim sektörümüz incelenmeden hazırlanmış bir yasa, eksiklikler çok. Hal Yasası en büyük yaralarımızdan biri. Karar vericilerden yasanının düzenlenmesini talep ediyoruz” dedi.

Meclis Üyesi Cüneyt Doğan, Hal Yasası`nın “tüketiciye daha ucuz ürün götüreceği” düşüncesiyle çıkarıldığını belirterek, “Ama bu tüketiciye böyle yansımadı” dedi. Meclis Üyesi Ergin Civan, Çek Yasası`yla ilgili eleştiride bulunurken, “Çeki senet haline getirildi. Yasalarla çeki senet yaptık, hapis cezasını kaldırdık. Dünyada hiçbir ülkede vadeli çek diye birşey yok” dedi.

İHRACATTAN DÖNEN ÜRÜN

Meclis üyeleri bir gazetecinin ihracattan kalıntı nedeniyle dönen yaş meyve ve sebzenin iç tüketime sunulmasıyla ilgili sorusunu da yanıtladı. Cüneyt Doğan, ihracattan dönen ürünlerin raf ömrünü tamamladığını belirterek, iç piyasaya sürülmesinin mümkün olmadığını söyledi. Doğan, üreticinin temiz ürün üretmek için elinden geleni yaptığını söyledi. Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, konunun magazinsel olarak işlendiğini belirterek, ürün tarladan çıktıktan sonra hedef ülke sınırına yaklaşık 10 günde ulaştığını, sınırdan dönen ürünün dönüşünün de 4-5 günü bulduğunu belirterek, “Bu sürede ürünün raf ömrü bitmiş oluyor” dedi. Çandır, ihracattan dönen ürünlerin karşı ülkenin gümrüklerindeki rekabetten kaynaklanabildiğini belirterek, “Bu işe magazinsel bakıp, her türlü zorlu şartlara rağmen üreten, ticaretini yapan insanları töhmet altında bırakmamak lazım” diye konuştu.