18/05/2024
Haberler

ATB BAŞKANI ALİ ÇANDIR: ANTALYA DURURSA TÜRKİYE DURUR

Antalya Ticaret Borsası Mayıs ayı Meclisi, Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan başkanlığında toplandı. Meclis üyeleri, 7 Mayıs ta hayatını kaybeden ATB Yönetim Kurulu Üyesi Mahmut Ruhi Alpagot u anarken, Meclis te Alpagot un hayatı sinevizyondan anlatıldı. Meclis üyelerine yönetimin bir aylık çalışmasıyla ilgili bilgi verilirken, ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır da konuşmasına Mahmut Ruhi Alpagot u anarak başladı. Çandır, “Buradan bir kez daha merhuma Allah’tan rahmet, ailesi ve sevenlerine baş sağlığı diliyorum. Kederli günümüzde bizleri yalnız bırakmayan iş dünyasına, ülkemizin dört bir yanından taziye mesajları göndererek acımızı paylaşan oda ve borsalarımıza teşekkürlerimi sunarım” dedi.

Antalya nın 80’li ve 90’lı yıllarda turizm ve tarım olmak üzere iki başarı hikayesine imza attığını belirten Çandır, “Ancak son yıllarda bu iki temel sektörümüzle ilgili rekabetçi bir başarı grafiği çizdiğimiz söylenemez” dedi. Konuşmasında meslek komitelerinin çalışmaları hakkında bilgi veren, tarımdaki işçi sıkıntısına dikkat çeken, ekonomiye ve tarıma ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ali Çandır, şunları kaydetti:

MESLEK KOMİTELERİ ÇALIŞMALARIMIZA YÖN VERİYOR
Çalışmalarımıza yön veren meslek komitelerimizin faaliyetlerinden son derece memnuniyet duyduğumu belirtmek isterim. Hepinizin yoğun bir iş temposuna sahip olduğunu bilmekte ve buna rağmen Antalya’ya ve sektörümüze daha fazla değer katmak için bir şeyler üretme çabanızı takdirle karşılıyor, hepinize ayrı ayrı teşekkürlerimi sunuyorum.

1.Meslek Komitemiz sahil ve yayla kesimine yönelik olarak ilimizde yetiştirilen 22 çeşit buğday arasından kalite, verim ve hastalıklara dayanıklılık açısından değerlendirmelere tutacağımız “Antalya Buğdayını Arıyor” çalışmaları kapsamında Aksu ve Korkuteli’de bulunan deneme alanlarında çeşitli incelemeler yaptı. Gerek Antalya buğdayını arıyor çalışmaları kapsamında gerekse diğer komite faaliyetlerinde gösterdikleri özverili çalışmaları nedeniyle en çalışkan komitemiz diyebileceğim 1.Meslek Komitesi üyelerine sizlerin aracılığıyla teşekkürlerimi sunuyor, şimdiden bereketli bir hasat dönemi geçirmelerini diliyorum.

YAŞ MEYVE VE SEBZENİN YOL HİKAYESİ ÇIKARILACAK
3. Meslek komitemiz çalışma alanları nedeniyle özellikle geçtiğimiz ay yaşanan gıda fiyatları tartışmaları ve öncesinde yaşanan enflasyon tartışmalarından en fazla etkilenen ve daima potansiyel suçlu olarak görülen sektör olarak gösterilmektedir. Ancak üyelerimiz ile yaptığımız görüşmelerde durumun böyle olmadığını yaşanan ekonomik büyüme sıkıntılarının ve enflasyon artışının baş sorumlusu olarak gösterilmeye çalışılmalarının haksızlık olduğunu şu şekilde özetlemekteler; üreticilerin tarım topraklarını terk etmek zorunda kalmalarının, girdi maliyetlerindeki ortalama 10 katlık artışın, kuraklık, don, dolu, sel felaketleri karşısında savunmasız kalmanın, döviz kurlarındaki aşırı yükselişlerin, çıkarılmış mevzuatların, üretime ve ticarete yansımayan ve ulaşmayan destek ve teşviklerin, ekonomik büyümenin düşmesinin, enflasyonda yaşanan artışın, tarımı, stratejik bir sektör olarak değerlendirmemenin kendi tercihleri olmadığını ifade etmektedirler. Bütün bu kendilerinin tercihi, isteği, yönlendirmesi ve kararı olmayan nedenlerden dolayı, ekonomiyle ve tarımla ilgili olumsuzlukların baş sorumlusu olarak gösterilmeye çalışılmanın son derece rahatsız edici ve motivasyonlarını düşürücü bir etki yaptığını “suçlu ayağa kalk” muamelesini hak etmediklerini dile getirmektedirler. Karşılıklı konuşmalarımızda dile getirilen bu sıkıntıları paylaşmamak ve onlara hak vermemek elde değil.
Bu konuyla ilgili olarak önümüzdeki günlerde bir değer zinciri analizi yapmayı ve ürünlerin tarladan ve seradan sofraya ulaşıncaya kadar ki yolculuğunu kamuoyu ile paylaşacağımız bir “Yaş sebze ve Meyvenin yol hikayesini” ortaya koymayı planlamaktayız.

KARYAĞDI ARMUDU YÖRESEL ÜRÜNLER PROJESİNİN PARÇASI
Yöresel ürünler projemiz kapsamında yaptığımız çalışmalarımızın meslek komitelerimizce de benimsenmesi ve çalışmalar yapması bizlere moral kaynağı olmaktadır. 4.Meslek komitemizin çalışmaları neticesinde Korkuteli ilçemize has karyağdı armudu hakkında coğrafi işaret çalışmalarına geçtiğimiz günlerde başlamıştık. Ancak ilçemizin bu konuyu sahiplenerek Korkuteli ekonomisinin temelini oluşturan binlerce insanın emek verdiği karyağdı armudu hakkında farkındalık oluşmak için geniş katılımlı bir şenlik düzenlemelerini son derece önemsiyor, çalışmalarımızın bir meyvesi olarak görüyoruz. Korkuteli’nde belirttiğim gibi Karyağdı armuduyla ilgili çalışmamız, kooperatifler ve yöresel ürünlerle ilgili çalışmalarımızın bir parçası olacaktır.

ÜZEN DİYALOG
Ancak geçtiğimiz Pazar günü şenlikler sırasında tanık olduğum bir konuyu burada belirtmeden geçemeyeceğim. Köy konağında otururken orta yaş üzeri iki köylünün konuşmasına kulak misafiri oldum. Biri diğerine “Buraların imar işi bir an önce bitse keşke” Diğeri “Ne yapacaksın ki imara açılsa” diye sordu. “Tarımdan bir şey kazanamıyoruz en azından kira gelirimiz olur rahat ederiz” diye cevaplayınca arkadaşı onu onaylamakla yetindi. Üzücü fakat şaşırtıcı olmayan bu durum karşısında yutkundum ve söyleyecek bir söz bulamadım. Çünkü insanlar tarımdan umudunu yitirmiş, imar ve inşaattan gelir elde etme kolaycılığını umut olarak görüyor. Bu sadece Korkuteli’nde değil Antalya’nın bekli de Türkiye’nin birçok yerinde böyle. Bunun için az önce ifade etmeye çalıştığım sorunların giderilmesi, insanımızı üretimden koparmayacak devrim niteliğinde kararlar alınması zorunludur.

ÇİÇEK FESTİVALİ EKONOMİYİ CANLANDIRAN KARNAVALA DÖNÜŞSÜN
Geçtiğimiz hafta 11’ncisini düzenlediğimiz Çiçek Festivali’nde gördük ki Festival artık düzenleyen kurumların uhdesinden çıkmış durumda, çiçekçilerin hasat bayramı olarak bir sezonu geride bırakırken önümüzdeki sezonun daha bereketli olması amacıyla halkımızla paylaştığımız çiçeklerimizi sağ olsun Antalyalıların sahiplenmesi, ilimizde misafir ettiğimiz yerli ve yabancı konuklarımızın katılımı ile renkli bir hale büründü. Buradan festivale katkı veren kurum ve kuruluşlar başta olmak üzere 6.Meslek Komitesi üyelerime teşekkürlerimi sunuyorum. Hedefimiz EXPO 2016 Sergisi sonrasında, 1-2 gün ile sınırlı kalmayan en az bir hafta sürecek geniş katılımlı ve Antalya ekonomisine canlılık getiren bir karnaval yaratmaktır.

TARIMDA DA ARA ELEMAN SIKINTISI
Yine bazı sorunlara da değinmeden geçemeyeceğim son zamanlarda sanayide karşılaşılan ara eleman sorunu tarım sektöründe de hissedilir düzeyde baş göstermeye başladı. Üyelerimiz Tarımda çalışacak işçi bulamamaktan yakınıyor. Hayvancılıkta sık sık gündeme gelen, hatta en son BAGEV çalıştayında da öne çıkan çoban bulamama sorunu, yoğun emek gerektiren örtü altı tarımda da bizleri zor durumda bırakan sorunların başında gelmektedir. Tarımdan elini çeken gençler, bir daha tarıma dönmek istemiyor. Sadece işçi olarak değil insanlar kendi ata toprağını bırakarak vasıfsız oldukları işlerde “ne iş olsa yaparım abi” mantığıyla çalışmak için kentlere akın ediyor. Geçtiğimiz 7 yıllık dilime baktığımızda ilimiz en fazla göç alan kentler sıralamasında hep ilk dörtte olmuş, nüfusumuz 2,2 milyonun üzerine çıktı.
950 BİN GENÇ KAYIP NESİL
Türkiye’nin nüfus büyüklüğü açısından en kalabalık 5. kentiyiz, ancak halen başta da belirttiğim gibi tarımda çalışacak işgücüne ulaşmakta her geçen gün daha da çok zorlanıyoruz. Buna karşın ülkemizde 15-19 yaş aralığında ki 950 bin gencimiz ne eğitim görüyor ne de işgücüne katılıyor ve kayıp nesil olarak niteleniyor. En azından kendi tükettiği kadarını üreten bir ülke olmak için orta ve uzun dönem planlamaları yapılmalı, politika oluşturanlar tarafından bu konuda acil tedbirler alınmalı ve sektörde çalışacak işçi adaylarının özendirilmesi konusunda çalışmalar yapılmalıdır.

KALİTELİ PEKMEZ HEDEFİ
Bir diğer komitemiz olan 7.meslek komitesi üyelerinin Harnup Pekmezinin standardının oluşturulması yönünde yaptıkları çalışmalar ile sık karşılaştığımız taklit ve tağşişli ürünlerin önüne geçilmesi yönünde gösterdikleri irade için kendilerine teşekkür ediyorum. Umuyorum ki standardın alınmasının ardından insanımız daha kaliteli ve hak ettiği ürünlere, pekmezlere ulaşmada sıkıntılarla karşılaşmayacaktır.

İSTİHDAMDA MEVZUAT SIKINTISI
Bizler çalışmalarımızı meclisimiz komitelerimiz ve üyelerimizin sorunları ve önerileri doğrultusunda yapıyoruz. Yine Son dönemde dile getirilen en yoğun sıkıntıları sizlerle paylaşmak isterim; üyelerimiz, piyasada ciddi bir nakit sıkıntısı çekildiğini, buna bağlı olarak da alacaklarını tahsil edememe ve ilave vade uzatma riskleriyle karşı karşıya olduklarını gittikçe artan bir yoğunlukla dile getirmektedirler. Yine, piyasada her geçen gün ağırlığını hissettiren durgunluğu ve talep yetersizliğini sıkça tekrarlamaktadırlar. Üretimde ve ticarette ihtiyaç duyulan istihdam ve mevzuat sıkıntılarının had safhaya ulaştığını belirtmektedirler.

RAMAZANDA İFTAR DAVETİ
İlk olarak önümüzdeki ay başlayacak olan Ramazan ayının tüm insanlığa, vatanımıza ve milletimize hayırlar getirmesini dilerim. Son yıllarda bir gelenek haline getirdiğimiz, ilçelerimizde üyelerimiz ve hemşerilerimizle birlikte gerçekleştirdiğimiz iftar sofralarımızı bu yılda tekrar yaşamak arzusundayız. Her yıl olduğu gibi ailelerinizle iftarımıza katılımınızdan büyük memnuniyet duyacağız. Böylece büyük ve paylaşan bir aile olduğumuzu, ramazan ayı vesilesi ile bir kez daha yaşayacağız.

TALEPLERİMİZ VEKİL ADAYLARINA İLETİLDİ
Bir diğeri ise bildiğiniz gibi genel seçimlerinden önceki son toplantımızı yapmaktayız. Geçtiğimiz 1 aylık dönem içerisinde çeşitli siyasi partilerden milletvekili adaylarını sizlerin katılımı ile Borsamızda ağırladık. Adaylar ekonomik ve tarımsal önceliklerini bir bir sıralayıp, bakış açılarını ortaya koyarak sizlerden gelen sorunları notladılar. Umuyorum ki sorunlarımız hakkında hassasiyetle çalışarak; üreticinin, tüccarın ve ihracatçıların yaralarına merhem olurlar. Katılım gösteren tüm adaylara teşekkür eder kendilerine başarılar dilerim. Sizlerinde katılım gösterdiğiniz toplantılarla kurumsal olarak Antalya’nın tarım, turizm, ticaret, çevre ve kentimizi ilgilendiren sorunlarımızı ve hassasiyetlerimizi, sitemlerimizi espirili bir şekilde mevcut milletvekillerimize ve adaylara ilettik.

TURİZM VE TARIMIN DIŞINDA BAŞARI HİKAYESİ YAZAMADIK
Antalya’nın 80’li yıllarda turizm ile 90’lı yıllarda örtü altı tarımı ile iki önemli başarı hikayesi yazdığını, hata 2016 da yapılacak EXPO 2016 yı da kastederek bugüne kadar Antalya’nın İki buçuk Başarı hikayesi yazdığını, Açılış kapanışlarda bir araya gelmenin yanında ilimizin gelişimine katkıda bulunacağımız daha iyi bir Antalya ve ülke çıkarlarının ön planda olduğu toplantılarda, çalışmalarda bir araya gelmek istediğimizi ilettik.

ANTALYA NIN ÜZERİNDE ÖLÜ TOPRAĞI
Tüm adaylarımızda büyük bir olgunlukla mesajımızı aldıklarını ifade ettiler. Hepsine tekrar teşekkür ediyor başarılar diliyorum. Ben başarı hikayelerinden söz edince bazı üyelerimizden başkan sizde herkes gibi başarı hikayelerini anlatıyorsunuz ancak anlatılan başarı hikayeleri ya da rakamlarla bizim yaşadıklarımız arasında çok fark var diye sitemler de aldım. Öncelikle bu içten eleştirileri için teşekkür ediyorum. Çoğunlukla ben de bu aşırı motivasyonun kent ekonomimizi rehavete sürüklediğini, Antalya’nın ekonomik potansiyelini düşününce bir ölü toprağının serili olduğunu düşünmekten kendimi alamıyorum.

Antalyamızın 80’li ve 90’lı yıllarda iki başarı hikayesine imza attı. 2000’li yıllar boyunca bu başarı hikayelerimizin geliştirilmesini ve yeni başarı hikâyeleri üretme becerisini gösteremedik. Bunlardan biri, biliyorsunuz 80’li yıllarda hayata geçirmeye başladığımız turizm hikâyemizdir. 20 yıl boyunca dünya ve Türkiye ortalamasının çok üzerinde başarı gösterdiğimiz ve bizim için hayati konumda olan iki sektörümüzden biri olmuştur. İkincisi ise 90’lı yıllarda rekabetçi ölçülerde hayata geçirmeye başladığımız örtü altı tarımdaki başarı hikayemiz olmuştur. Onu da yaklaşık 15 yıl boyunca başarı ile dünya ölçeğinde bir konuma getirmeye çabaladık. Ancak son yıllarda bu iki temel sektörümüzle ilgili rekabetçi bir başarı grafiği çizdiğimiz söylenemez.

TARIMDA YÜKSELİŞ GRAFİĞİ İSTENEN DÜZEYDE DEĞİL
Son açıklanan veriyle dünya kişi başına turizm gelirinin 1300 Dolar ı aştığı bugünlerde, düzeltilmiş ve iyileştirilmiş haliyle 900 Dolar civarında bir geliri ancak elde edebilir durumdayız. Bunun ülkemize olduğu kadar özellikle kentimize ve tarım sektörümüze ciddi olumsuz etkileri yansımaktadır. Tarımda yükseliş grafiğimiz de olması gereken düzeyde değil. Antalya’nın net ihracatçı kimliği, son yıllarda net ithalatçı kimliğe dönüşmektedir. Bizler mevcut başarı hikayelerimizi geliştirme ve yeni başarı hikayeleri üretme gayretine sahip olmak istiyoruz. Bu nedenle tekrar birlikte hareket etme gücümüzü ortaya çıkarıp Antalya ekonomisi ile yüzleşmeye ihtiyacımız var.

ANTALYA DURURSA TÜRKİYE DURUR
Açıkça belirtmeliyim ki anlatılan ile hissedilen Antalya arasında büyük bir fark bulunmaktadır. Hepimizin bildiği üzere “Antalya durursa Türkiye durur” Bu nedenle, Tüm enerjimizi ve kaynaklarımızı; sürdürülebilir, rekabetçi, yatırımcı ve büyümeye odaklı işlerimize yoğunlaştırmak arzusundayız. Sözlerime son verirken, hepinize en derin saygılarımı sunuyorum.