21/02/2024
Haberler

ATB AĞUSTOS AYI MECLİSİ TOPLANDI

Antalya Ticaret Borsası Ağustos Ayı Meclis Toplantısı,  Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan başkanlığında yapıldı. Sektörel konuların değerlendirildiği Meclis’te konuşan ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, ülke gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İÇİMDEN GELMİYOR

Ekonomi, üretim, ticaret ve kentin sorunları, riskleri ve fırsatlarını konuşmak, tartışmak ve önerilerini karar vericilere iletmek istediğini ancak içinde bulunduğumuz durum nedeniyle değerlendirmede bulunmayacağını kaydeden Ali Çandır, şunları söyledi:

“Pahalı TL döneminden, ucuz TL dönemine savrulan ekonomimizin, toplumumuzda yarattığı tahribatı, ABD, AB ve Çin merkez bankalarının faiz ve parite politikalarının ülkemize olan yansımaları, ekonomimizdeki yatırım, istihdam, enflasyon ve büyüme zorlukları, sektörümüzdeki üretim, maliyet ve rekabet sorunları, canlı hayvan ve et ürünleri fiyatlarında yaşanan yok edici dalgalanmaları, Ticaret ve Sanayi Odamızın şehrimize kazandırmış olduğu Antalya Kültür Sanat ‘ı, Eylül başında başlayacak olan 22. Aspendos Uluslararası Opera ve Bale Festivali ‘ni ,  Anadolunun bağrından kopup gelen ürünlerin sergileneceği 6.YÖREX ‘i, Zeytinpark ‘da yaptığımız çalışmaları, açılışına 240 gün kalan EXPO 2016 ‘yı, Kasım’da yapılacak olan G20 liderler zirvesini, kentimizin kangren haline gelen sorunlarını: Atatürk Parkını, Lara Kent Parkını, Konyaaltı plajlarımızı, orman ve çevre tahribatında sınır tanımayan taş ocaklarını,  dünyada en pahalı akaryakıtı neden bizim tükettiğimizi tartışmak, çözüm önerilerimizi sizler ve kamuoyu ile paylaşmak isterdik. Ancak son dönemde ülkemize yaşatılanlardan sonra bu konuları konuşmak içimizden gelmiyor. Biz isterdik ki iş dünyasını, ekonomiyi ve ticareti konuşalım. Biz isterdik ki yatırım, istihdam ve büyüme konularını detaylarıyla analiz ederek önerilerimizi paylaşalım. Ama gelin görün ki, bu temel konular, artık bizim için bile tali durumda kalmış ve önemini yitirmiştir.”

ACILARI ÖNLEYEMEDİK

Ankara’da siyasetin 7 haziran günü milletin çıkarttığı hesabı, millete düzelttirme dayatmasıyla uğraştığını belirten Çandır, bu sırada palazlanmış terör örgütlerinin hiçbir insani değer tanımaksızın can alma, ocak söndürme yarışına girdiğini belirtti. Çandır, “Yiten canlarımızın ve sönen ocaklarımızın acısı yüreğimizi dağlamaktadır. Bütün şehitlerimiz için Allah’tan rahmet diliyorum. Milletimize yaşatılan bu acıları ve bu ölümleri önleyemedik.  Şehitlerimiz ve yakınları, bizleri affetsinler” dedi. Başta karar vericiler olmak üzere toplumun tüm kesimini aklıselim ve sağduyulu olmaya çağıran Ali Çandır, şunları kaydetti:

“Siyaset her ne kadar ülke hükümetsiz değil, işler yolunda, tıkır tıkır işliyor, gece gündüz demeden bunun için çalışıyoruz, bütün tedbirleri alıyoruz, kriz mriz yok dese de. Ekonomik, politik ve toplumsal göstergeler bu söylemleri hiçbir şekilde teyit etmemektedir. Artık bizim ne bir üst akla, ne de bir tek akla ihtiyacımız var. “Ben ne dersem o” mantığına da ihtiyacımız yok. Çok daha fazla aklıselim ve sağduyu ile düşünme ve hareket etme zamanındayız. Ortak aklımızı, ortak vicdanımızı ve birlikte hareket etme gücümüzü şimdi hayata geçirmeyip de ne zaman geçireceğiz? Hiçbir iktidar, hiçbir makam ve hiçbir servet, yiten canlarımızın saçının bir teli bile etmez. Tepeden tırnağa bütün herkes böyle bilmelidir. Milletimiz ne bu acıları yaşamayı, ne de hesap düzeltme dayatmasını hak etmemektedir.  Dünya medyasını biraz takip edenler bilirler, aslında hiçbirinin gündeminde yokuz. Adeta yıllar boyunca karıştırılıp,  bir kenara karma karışık bırakılmış vaziyetteyiz. Onlar; son 7 yıldır bir taraftan ekonomide ve ticarette yaşadıkları krizi aşıp, bilim ve teknoloji desteğiyle, yeni bir eğilim yakalamaya çalışırken, diğer taraftan da özgürlükleri, şeffaflığı ve sürdürülebilirliği baş gündemleri yapmaya devam etmektedirler. Gelişmiş dünyanın karar vericileri, politikacıları ve yöneticileri; ekonomilerindeki kötüye gidişin üstünü örtmeye değil, çözümünü bulmaya çalışmaktadırlar. Bizim de karar vericilerimizden bu yönde çaba sarf etmelerini talep etme hakkımızın olduğunu düşünmekteyiz.”

2016’YI DA KAYBEDİYORUZ

Ekonominin gidişatına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çandır, kaybedilen yıllara 2016’nın da ekleneceğini söyledi. Çandır, “Göz göre göre, kayıp yıllarımıza 2015’i de ekledik ve adım adım 2016’yı da kaybetmeye doğru gidiyoruz. Büyümekten vazgeçtik, ayakta kalmaya çalışıyoruz. Yaşadıklarımızdan ve somut olaylardan yola çıkarak yaptığımız bu tespitler, belki bazılarını memnun etmeyecektir. Ancak ortalık yangın yerine döndürülmüşken, kimseyi memnun etmek gibi bir lüksümüz de yoktur diye düşünmekteyiz. Unutmayalım ki; amacımız, kaderimiz ve geleceğimiz ortaktır. Bu tespitlerimizi ve değerlendirmelerimizi, aynı müreffeh ve mutlu kader ile aynı gelecek adına yapmaktayız” değerlendirmesinde bulundu.

NEFRET HAKKIMIZ YOK

Anadolu topraklarında kimsenin birbirinden nefret etme lüksünün olmadığını kaydeden Ali Çandır, şunları söyledi:

“Kendimize vatan bellediğimiz bu topraklarda hiçbirimiz, diğerine kin ve nefret besleme, diğerini düşman olarak görme hakkına sahip değildir. Çünkü biliyoruz ki, aksi halde topluca intihar etme yolunu seçmişiz demektir. Bu yol sadece gerçek düşmanlarımızı memnun eder. Hiçbirimiz bu yoldan mutlu ve mesut olarak çıkamayız. Hala son çıkışı kaçırmış durumda değiliz. İnsan eliyle getirilmiş bu durumdan yine aklıselim insan eliyle çıkma fırsatımız vardır. Kaybettiğimiz canları yerine koyamayız, çektiğimiz acıları yok edemeyiz. Ama bunlardan doğru dersler almayı artık becerebilmeliyiz. Pusuyla, şiddetle ve silahla sonuç alma sapkınlığından, bizden olmayanları düşmanlıkla ve hainlikle suçlama bağnazlığından kurtulabilmeliyiz. Çünkü ancak o zaman bu gidişatı tersine döndürebiliriz. Vatanımızın ve milletimizin bekası, bu zemini yakalamak için her türlü çabaya değer. Bu uğurda hepimize görevler düşmektedir ve bizler bu görevi yerine getirmek için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayacağız.”

KOALİSYON TABLOSU

Önümüzde erken seçim olduğuna  dikkat çeken ATB Başkanı Çandır, şu değerlendirmede bulundu: “Ancak, bu seçim ve bundan sonra uzunca bir süre daha ülkemizin koalisyonlarla idare edileceği konusunda hemen hemen bütün kamuoyu araştırma şirketleri hem fikirdir. Bazı ağızlar ekonomide orta gelir tuzağından bahsederken, bizler adeta vasat siyaset tuzağına düşürülmüş durumdayız. Bütün gelişmiş dünya bilir ki, koalisyon; ortak akıl, uzlaşma ve birlikte yönetme demektir. Bu kapsayıcılık cesaret ister, bilgi ve birikim ister. Her kim ki, kapsayıcı, katılımcı ve birlikte yönetimi içeren koalisyona; kaostur ve kabustur diyorsa onun gelişmiş dünyada yeri yoktur. Çünkü: Son 60 yıldır Avrupa, bu anlayışa sahip koalisyonlarla yönetilmekte ve yönetişim aşamasına geçme gayretindedir. Böyle sağlanan istikrar, bünyesinde sürdürülebilirliği de barındırır. Sürdürülebilirlik; bugünkü neslin ihtiyaçlarını, gelecek nesillerin ihtiyaçlarından taviz vermeden karşılayabilmektir. Ancak bu koşula sahip istikrar, anlamlıdır. Koalisyonla asla olmaz demek, tüm bu gerçekleri inkar etmek ve yok saymak demektir. Bu tür yok sayışlarla başımıza geleceklerin örneklerini geçmişte sıkça yaşadık. Aynı yanlışları defalarca tekrar edip farklı sonuçlar beklemek, akıl ve mantıkla bağdaşmaz.”

MECLİS ADINA BARIŞ ÇAĞRISI
Antalya Ticaret Borsası Meclisi adına barış ve birlik çağrısında bulunan Başkan Ali Çandır, şunları söyledi:“Borsamız meclisinden kamuoyuna çağrımızdır; gün elde silah birbirimizi vurma, yollarda pusuyla canlarımızı alma, kentlerimizde tuzakla birbirimizi boğazlama ve linç etme günü değildir. Bir üst akılın ya da tek akılın günü hiç değildir. Bu toprakların mayasını oluşturan ortak aklımızı, ortak vicdanımızı ve nihayet birlikte hareket etme kapsayıcılığımızı bir kez daha hayata geçirme günüdür. Hiçbirimiz düşman ya da hain değiliz! Doğuştan gelen özelliklerimiz, farklılıklarımız ve kimliklerimiz hepimizin zenginliğidir. Bir siyaset aracı, malzemesi ve dolgusu asla değildir. Bu seçim döneminde siyasilerden beklentilerimiz; doğuştan gelen özelliklerle değil, bilginin, aklın ve deneyimin imbiğinden geçirilmiş zeka ürünü politikalarla bizim karşımıza çıkmalarıdır.”